Birimler >Reprodüktif Endokrinoloji Ve İnfertilite Ünitesi >Aile planlaması ünitesi >


HORMONAL KONTRASEPTİF YÖNTEMLER

     Bunlar sentetik bir östrojen ve sentetik bir progesteron veya yalnızca bir progesteron şeklindeki kadın seks steroidleridir.

     Progestinler : Estron bileşikleri oral kontraseptiflerde kullanılır fakat pregnon bileşiklerinden biri olan medroksiprogesteron asetat (provera) esas enjekte edilebilen progestindir. Üç yeni progestin (norgestinate, desügestrol, gestodene) ovülasyonu engelleyen dozlarda çok az veya hiç androjenik etkileri olmadığı için daha seçici olarak görülmektedir.

     Kombine oral kontraseptifler: Östrojen ve progestinler tek başlarına kullanıldıklarında ovülasyonu yüksek dozlarda engellerler fakat birlikte sinerjizm gösterdikleri için düşük dozlarda kullanılabilirler.

     Hormonal implantlar : Levonargestrol (Norplant) salan subdermal implantla sıklıkla ovülasyon engellenir.

     Oral kontraseptifler : Sürekli kullanıldıklarında kombine oral kontraseptiflerin %0,2-0,3 gibi düşük bir gebelik riski vardır.

     Oral kontraseptiflerin yararları

     Oral kontraseptiflerin tromboembolik atağın tek nedeni olduğu kabul edilmemelidir. OK ( Oral kontraseptif) kullanımı kadınların çoğu için saptanabilir bir hiperkoagülabil durumla ilişkili değildir. Sigara içimi tromboz riskini etkilememiştir.

     OK'ler kalp hastalığı (kalp krizi) riskini artırmamaktadır, yapılan araştırmalarda kalp krizi ile OK'ler arasında ilişki tesbit edilememiştir. Sağlıklı kadınlar için şu an düşük doz OK'lerin kullanımına bağlı strike riski çok düşüktür.

     Östrojen tek başına glukoz metabolizması üzerinde ters bir etkisi yoktur, fakat progestinler insülin antagonizması oluşturabilirler.

     OK'lerin kan basıncının artımındaki etkileri asgaridir ve doza bağımlıdır.

     Yüksek doz OK'lerin lipidler üzerinde belirgin olumsuz etkileri olabilir. Östrojenler; LDL'yi baskılar, HDL'yi yükseltir, progestinler (androjenik etkili olan) HDL'yi azaltarak ve LDL'yi yükselterek bu yararlı etkiyi antagonize edebilirler. Östrojenler trigliserid düzeyini artırırlar. Düşük dozlu formüllerin lipidler üzerinde çok az olumsuz etkisi vardır.

     Oral kontraseptifler ve Neoplaziler : Konbine OK'ler endometrial ve over kanser riskini azaltırlar. OK'ler ile serviksin squamoz kanseri arasında zayıf bir ilişki olabilir. OK'lerin kullanımı ile meme kanseri arasındaki ilişki, yapılan büyük araştırmalar neticesinde sonuçta hiçbir ilişki olmadığını göstermektedir. OK kullanımıyla karaciğerin hepatosellüler adenomu arasında kuvvetli bir ilişki vardır, fakat kanserin riski artmamıştır ya da hafif artmıştır.

     Oral kontraseptif kullanımından sonra fertilite : OK'lerin kesilmesinden sonra ovulatuar siklusa dönüşte birkaç aylık bir gecikme olabilir. 6 aydan fazla amenoresi olursa prolaktinoma riski nedeniyle hasta, bir incelemeden geçirilmelidir.

     Oral kontraseptiflerin diğer ilaçlarla etkileşimleri : Phenytoin, phenobarbital ve rifampin etinil östrodiol plazma düzeyini azaltarak kontraseptif başarısızlığa yol açabilir. Ampisilin ve tetrasiklin sayısız OK başarısızlığı olgu raporunda bildirilmiştir. Kafein ve teofilin karaciğerde p450 izoenzimlerince metabolize olurlar ve onların da klirensi OK kullananlarda azalmaktadır.

     Oral kontraseptifin diğer yan etkileri : Bulantı, memede gerginlik, duygulanım değişiklikleri ve kilo artışıdır. Bunlar genellikle birkaç siklustan sonra düzelir.

     Enjekte edilebilen hormonal kontraseptifler : Sentetik bir progestin süspansiyonu olan depomedroksiprogesteron asetat (DMPA) tek intramüsküler enjeksiyonla çoğu kadında 14 hafta veya daha fazla ovülasyonu baskılar. 3 ayda bir uygulanan bu yöntem; %0,3'lük gebelik ihtimali ile etkilidir.

     Subdermal kontraseptifler : Norplant (levonorgestrol) kullananlarda 5 yıldan uzun zaman içinde gebelik oranı %1'dir. 70 kg veya daha ağır gelenlerde daha az kontraseptif özelliği vardır. Norplant laktasyon esnasında kullanılabilir. İmplant çıkartıldıktan sonra fertilizasyona dönüş hemendir. Düzensiz kanama ve başağrısı önemli yan etkileridir.

     Postkoital kontraseptifler :

     Östrojenler : Koitustan sonraki 72 saat içinde alınan yüksek doz östrojen gebeliği önler. Koitustan sonra 5 gün süreyle günde 5 mg etinil östrodiolle tedavide gebelik oranı %0,15'dir.

     Östrojen, progestin kombinasyonları : Koitustan sonraki 72 saat içinde alınan 200mg etinil östrodiolle 2 mg norgestrolün kombinasyonu sonucunda gebelik oranı %1,8'dir.

     Bakırlı RİA : İlk 72 saat içinde takılan bakırlı RİA'nın seks steroidlerinden bile daha etkin olduğu görülmüştür.

     Danazol : Gebelik oranı %2'dir.

     Mifepriston : Menstrüel siklusun 27. gününde alındığında menstürasyonu uyarmada çok etkilidir.

geri.gif - 188 Bytes Aie Planlaması Ünitesi'ne dönmek için.