| Hasta kütüphanesi >Hekim hasta işbirliği > |
Önemli bulduğumuz bir soru ya da bir kaygımız iki görüşme arasında ortaya çıktığında, bunları bir kâğıda liste halinde yazıp bir sonraki randevuya götürün. Uygun yerlerde buzdolabı kapısı, çanta, işyerindeki masanız, yatak odasındaki komodoninizde birkaç not defteri bulundurmak işe yarayacaktır; her hekim ziyaretinden önce listeyi gözden geçirin. Sorularınızı sormayı unutmadığınızdan ve tüm yakınmalarınızı bildirdiğinizden emin olmanın tek yolu budur. Böylelikle, kendinizin ya da hekiminizin zamanını, sormak istediklerinizi hatırlamaya çalışmakla harcanmamış olacaksınız. Muayeneye her gidişinizde soru listenizin yanında bir kalem ve not defteri de getirin, böylelikle hekiminizin önerilerini not alabilirsiniz. Bir çok kişi tıbbi ortamlarda bulunduğunda, yönergeleri doğru anımsamayacak kadar kaygılı olur. Eğer hekiminiz yeterli bilgiyi gönüllü vermiyorsa, yanından ayrılmadan önce sorularınızı sorun, böylece eve döndüğünüzde herhangi bir karışıklık olmayacaktır. Tedavilerin yan etkileri ilaç yazıldığında ne zaman kesileceği , sorunların ne zaman denetleneceği üzerine sorunlarınızı sorun. Kasıklarınızda duyacağınız her sancıda aramak istemeseniz de bir sonraki görüşmeye kadar bekleyemeyeceğinizi düşündüğünüz kaygılar nedeniyle onu aramakta tereddüt etmemelisiniz. Kaygılarınızın saçma bulunacağından korkmayın. Hekiminizin çok deneyimsiz değilse, tüm bunları daha önce de duymuş olacaktır. Belirtilerinizi anlatırken çok özgül ve ayrıntılı olması için hazırlıklı olun. Ağrınız oluyorsa, yeri, ne kadar zamandır olduğu, niteliği (batıcı mı, künt mü, kramp tarzında mı? ) ve şiddeti hakkında tam bilgi verebilmelisiniz. Mümkünse, bunlara neyin iyi geldiğini ya da neyin kötüleştirdiğini örneğin duruşunuzu değiştirmenin açıklayın. Vajina akıntınız varsa, rengini (açık kırmızı, koyu kırmızı, kahverengimsi, pembemsi, sarımsı), ne zaman başladığını ve yoğunluğunu tanımlayın. Eşlik eden yakınmalarınızı da bildirin (ateş, bulantı, kusma, üşüme, ishal gibi ). Doğum uzmanlığına ilişkin yeni bir şey okuduğunuz zaman hekiminizi ilk ziyaretinizde, buna mutlaka sahip olmak istediğinizi söylemeyin. Bunun yerine hekiminize, bu yeni görüşün geçerliliği olup olmadığı hakkındaki görüşlerini sorun. Basın, tıbbi gelişmeleri çoğunlukla zamanından önce, yani kontrollü araştırmalarla güvenli ve etkin oldukları kanıtlanmadan yazar. Eğer bu kabul edilmiş bir ilerleme ise hekiminiz bundan ya zaten haberdardır ya da bu konuda daha fazlasını öğrenmek isteyecektir. Öyle ya da böyle, her iki taraf da birbirinden bir şeyler öğrenebilir. Hekiminizin size söyledikleri ile uyuşmayan bir şey duyduğumuzda, ona bununla ilgili görüşünü sorun. Meydan okuyan bir şekilde değil, yalnızca daha fazla bilgi almak için yapın bunu. Hekiminizin bir hata yaptığından kuşkulandığınızda (örneğin bir düşük yapma geçmişiniz olduğu halde cinsel ilişkiyi onaylıyorsa) onunla konuşun. Sizin kayıtlarınızı tuttuğu kart elindeyken bile, geçmişinizle ilgili bütün tıbbi ve kişisel bilgileri anımsadığından emin olamazsınız. Konuşmakla hata yapılmadığından emin olma sorunluluğunu paylaşırsınız. Bu durumda en iyi yaklaşım meydan okuyan bir şekilde değil de, yalnızca daha fala bilgi almak için sormaktır. Hemen hemen değişmez bir şekilde, hekiminizin sizi gerçekten korumak için davrandığını ve bu tür sorulardan için davrandığını ve bu tür sorulardan hoşlandığını göreceksiniz. Hekiminizle ilişkiniz onarılmaz biçimde bozulursa, hekim değiştirmeyi düşünün. O da tatsız duygulardan en az sizin kadar hoşnutsuzdur. Yine de, sizin emirlerinize uyacak birini bulmaya çalışarak sürekli hekim değiştirmenin yararınıza olmayacağını unutmayın. Bunun yerine, size sunulan bakımla ilgili sorunların sizden kaynaklanabileceği de göz önüne alın. |