TARİHÇE

 

Osmanlı Devleti’nde XIX. yüzyıla kadar diğer bilim dallarında olduğu gibi tıp eğitiminde de tek seçenek medrese eğitimi olmuştur. Müstakil olarak ilk tıp okulunun açılışı ülkede batıya yönelimin başladığı III. Selim devrindedir. 1805 yılında Rum öğrenciler için Kuruçeşme’de, aynı dönemlerde Kasımpaşa Taşkızak tersanesinde Türk öğrenciler için tıp eğitimi veren birer okul açılmıştır. Sonraları Kuruçeşme’deki okul Mora’daki Rum isyanı sırasında kapatılmış, Kasımpaşa’daki okul ise 1822 yılında çıkan bir yangınla yok olmuştur.

 

Sultan II. Mahmut döneminde batılılaşma hareketi daha da hız kazanmıştır. Bu dönemin Hekimbaşısı Mustafa Behçet Efendi padişaha 26 Ocak 1826 tarihinde sunduğu bir öneri ile, islam hekimlerinin yeterli tıbbi bilgi ve yabancı dil bilgisinde yoksun olduklarını, askerlerimizin sağlığını hıristiyan hekimler yerine iyi yetiştirilmiş müslüman hekimlere emanet etmenin gerekli olduğunu ifade etmiştir. Sultan II. Mahmut’un teklifi uygun görmesiyle 14 Mart 1827 tarihinde Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağında “Dar-ül Tıbb-ı Amire” veya “Tıbhane-i Amire” adıyla bir askeri tıp okulu açılmıştır.bunun akabinde de yirmi kadar cerrahın seçilmesiyle bir “Cerrahhane” oluşturulmuştur.Tıbhane ve Cerrahhane 1836 yılında Mekteb-i Tıbbıye adıyla birleştirilmiş, sonra da 17 Şubat 1839 tarihinde Galatasaray’da bulunan Enderun Mektebi’ne taşınarak “Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane” adını almıştır. Viyana’dan getirilen asker hekim Karl Ambros Bernard yönetimindeki bu okulda eğitim dili fransızca olmuştur. Zengin bir kütüphanenin yanı sıra otopsi ve diseksiyon salonlarının da bulunduğu bu okul, doktor sıfatıyla ilk mezunlarını 1843 yılında Sultan Abdümecid’in de katıldığı bir törenle vermiştir. Yeni mezun doktorlara başarı derecelerine göre albaylıkan yüzbaşılığa kadar değişen rütbeler verilmiştir. 1849 yılında ilk tbbi dergimiz olan Vekay-i Tıbbiye yayınlanmaya başlamıştır.

 

Galatasaray’daki Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’nin 1849’da yanması üzerine tıbbiye değişik yerlerde hizmet vermiştir. Ancak devletin büyük teşvik ve korumalarına rağmen istenilen nitelik ve sayıda öğrenci yetiştirilememiş 1866 yılına kadar sadece 300 hekim mezun olabilmiştir. Bunun üzerine 1867 yılında Askeri Tıbbiye’nin bir odasında sivil tıp okulu (Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye) açılmıştır. Burada başlatılan Türkçe eğitim uygulaması başarılı bulunarak Askeri Tıbbiye’ye de teslim edilmiş ve mezun olan hekimler “Tatbikat-ı Tıbbiye ve Askeriye Ameliyat Mektebi” olarak görevlendirilen Haydarpaşa Asker Hastanesi’ne iki yıl staj eğitimine gönderilmişlerdir. Yararlı görülen bu staj eğitimi bir yıl süreyle Gülhane’de yeni mezun doktorlar için günümüze kadar gelen bir gelenek olmuştur.

 

1875 yılında çıkarılmaya başlanan “Gazette Medical d’Orient” 1925 yılına kadar düzenli olarak çıkarılmış ve yine 1925 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür. Eski adı Ceride-i Tıbbiye-i Askeriye olan dergi ise Askeri Sıhhiye Dergisi adı ile 1871 yılından beri çıkmakta olup halen Gülhane Askeri Tıp Akademisi Bülteni adı altında neşredilmektedir. 1872 yılından itibaren yurt dışındaki uygulamaları yerinde görmek ve eğitim almak üzere padişahın emri ile bazı hekimler Paris ve Viyana’nın ünlü hastanelerine gönderilmeye başlanmış, ayrıca mevcut tıp okullarının geliştirilmesine çalışılmıştır. Askeri Tıbbiye’de ilk kez 1892’de modern bir hariciye kliniği oluşturulmuş bunu 1893’ten sonra dahiliye, göz, kbb ve kadın doğum klinikleri izlemiştir. Ayrıca kimyahane, bakteriyoloji ünitesi, çiçek ve kuduz aşısı laboratuvarları kurulmuş, son sınıf öğrencisi olan Esat Fevzi ve Rıfat Osman Beyler fizik laboratuvarlarında oluşturdukları bir düzenekle ilk radyografi uygulamasını başarmışlardır.

 

KBB kliniklerinin Avrupa üniversitelerinde kuruluşu XIX. asrın ikinci yarısında olmuştur.yurdumuzda ise o dönemde iç hastalıkları içinde değerlendiriliyordu. Önceleri Tıbbiye-i Şahane’nin iki yüzbaşısı Mithat ve Şevket Bey’ler bu konu ile meşgul iken, 1878 yılından itibaren, o yıllarda Paris’te gördüğü eğitimden dönen Civani Ananyan Bey, Fatiyodis Bey KBB Kliniğinin ilk yöneticileri olmuşlardır. Civani Ananyan Bey’in öğrencisi olarak Paris’e giderek KBB eğitimi alan ikinci kişi Saray-ı Hümayun’dan Şefik Paşa olup 1890 yılında yurda dönüşünden sonra ilk bağımsız KBB kliniğini kurmuştur. Ancak bu dönemlerde daha çok poliklinik ile yetinildiği, burun tamponmanı ve tonsillektomi dışında başka girişimlerin yapılmadığı görülmektedir.

 

1800’lerin sonlarında tıp eğitiminin iyileştirilmesi için toplanan dönemin bakanlar kurulu, bu amaçla Berlin Sefareti vasıtası ile, Almanya’dan uzman hekimlerin getirilmesini kararlaştırır. Berlin Sefareti’nin girişimleri sonunda, Prusya Eğitim Bakanlığı, Bonn Üniversitesi profesörlerinden Dr. Robert Rieder’i (1861-1913), yardımcılığına da Hamburg Eppendorf Hastanesi asistanlarından Dr. George Deycke’yi (1865-1938) görevlendirmeyi uygun görür.

 

Osmanlı Devleti ile Dr.Rieder ve Dr.Deycke arasında 3 yıllık kontrat, Berlin Büyükelçiliği’nde Mayıs 1898’de imzalanır. Bu kontrat ile Dr.Rieder, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Müfettişi, Dahiliye ve Hariciye hocası, Dr.Deycke de onun yardımcısı olarak görevlendirilir. Dr.Rieder okuldaki görevinden ayrı olarak kendilerine, örnek bir eğitim ve tedavi kurumu oluşturmak amacı ile büyük bir hastanenin yöneticiliğinin verilmesini de ister. Haziran 1898’de İstanbul’a gelen Dr.Rieder ve Dr.Deycke’ye hastane olabilecek, Topkapı Sarayı surlarının içindeki eski Gülhane Askeri Rüştiye Okulu’nun binası gösterilir.

 

Bu binaya, yaklaşık 4 ay süren çalışmalar sonunda, 1400 Türk Lirası (24 000 Mark) harcanmış ve hasta odaları, ameliyathane, mikroskop odası, röntgen üniteleri, ortopedik malzemeler ve sargı bezi yapım atölyeleri, bakteriyoloji odası ve fotoğrafhane yapılmıştır. Hasta bakımı için gerekli malzemeler ile bilimsel çalışmalarda kullanılacak malzemeler de tamamlanarak hastane, Padişahın doğum günü olan 30 Aralık 1898 (16 Şaban 1316) tarihinde “Gülhane Seririyat Hastanesi” adı ile çalışmaya başlamıştır. 151 yatak ile açılan hastanenin açılış törenine, Askeri Okullar Başkanı Müşir Zeki Paşa, Bakanlar ve Almanya Büyükelçisi Marshall Von Bierstein katılmıştır. Dr.Rieder’e göre burada eğitim görecek asker hekimler, teorik bilgileri yanında pratik bilgilerini artıracaklar, ülkelerinde önde gelen, dünyadaki yarışta da söz sahibi bilgileri edinebilecekleri uygun bir çalışma ortamında çalışmayı öğreneceklerdir. Dr.Rieder, başka ülkelerden gelen uzman hekimlerden beklenen yardımın her zaman geçici olacağını, kalıcı başarıların ancak yetişmiş Türk hekimleri tarafından gerçekleştirilebileceğini belirterek, Gülhane’nin kuruluşunun hedeflerini 3 başlık altında toplamıştır:

 

1. Hastane olarak, başka herhangi bir ülkede yeni kurulan hastanelerle karşılaştırılabilecek kadar mükemmel olmak,

 

2. Askeri Tıp Okulundan mezun olarak staj eğitimine gelen hekimleri, teorik ve pratik olarak gereken bilgilerle donatmak,

 

3. Hastaneyi yöneticilik, bilimsel aktivite ve hasta bakımı açısından tıp okullarına örnek olabilecek düzeye getirmek.

 

1973 yılından itibaren GATA Kulak Burun Boğaz Klinik Direktörlüğü görevi Dr. Erdinç Kanımtürk’e geçmiştir. Dr. Kanımtürk 1959 Ankara Tıp Fakültesi mezunu olup 1969-1973 yılları arasında Gülhane’de başasistanlık ve sonra ABD’de mesleki eğitimde bulunmuştur. 1973 yılında doçent olmuştur. Klinik direktörlüğünde bulunduğu 1992 yılına kadar geçen zaman içinde 6 Ocak 1981’de Gülhane Askeri Tıp Fakültesi kurulmuş ve bu fakültede kulak burun boğaz anabilim dalının ilk başkanı olmuştur. 1980 yılında profesör, 1983 yılında tuğamiral olan Dr. Kanımtürk GATA KBB Anabilim Dalı’nın bilimsel düzeyinin artmasında önemli payı olmuştur. 1992 yılında anabilim dalı başkanlığına Prof. Dr. Ahmet Dündar getirilmiştir. Dr. Ahmet Dündar 1966 yılı Ankara Tıp Fakültesi Mezunudur. 1980 yılında doçent, 1986 yılında profesör, 1995 yılında tuğgeneral olmuştur. 1999 yılında Dr. Ahmet Dündar’ın emekli olmasıyla GATA KBB Anabilim Dalı Başkanlığı’na tuğamiralliğe yükselen Prof. Dr. Yalçın Özkaptan getirilmiştir ve halen bu görevini yürütmektedir.

 

Dr.Rieder, Gülhane’de müdürlük yanında hariciye kliniğinin ve derslerinin sorumluluğunu, Dr.Deycke de dahiliye ve laboratuvar bölümlerinin sorumluluğunu üstlenmiştir. 18 Mart 1899’dan itibaren Dr. Yzb. Raşit Tahsin de Almanya’da eğitim gördüğü ve hastane idareciliği hakkında bilgisi bulunduğu için ikinci tabip sıfatı ile, Dr.Rieder’in yardımcılığına ve sinir hastalıkları hocalığına getirilmiştir.

 

Kurulduğu günden beri eğitim ve hasta bakımı açısından örnek bir çalışma ortamı kuran Gülhane daha önce Almanya’ya öğrenime gönderilen ve 1900 yılında geri dönen 5 hekime de sahip çıktı. Dr.Rieder bu hekimleri de Gülhane’ye aldı ve pratiklerini geliştirmek için Dr.Deycke ile yanlarında çalıştırdı. Bu hekimlerin yeterli tecrübeyi elde ettiklerine inandıktan sonra kendilerine bağımsız birer klinik verildi. Dahiliye kliniği Süleyman Numan Bey’e, hariciye kliniği kısmen Kerim Sebati Bey’e, kadın doğum kliniği Asaf Derviş Bey’e, deri ve frengi kliniği Eşref Ruşen Bey’e ve kulak burun boğaz kliniği “Emraz-ı Üzniye, Enfiye ve Hançereviey” adı altında Ziya Nuri Bey’e verildi.böylece çağdaş hekimliğin tekniklerini ve pratik asker hekimliğini öğrenmiş olan bu hekimler ilgisizliğe uğramadan Gülhane’nin düzenli ve verimli çalışma ortamında kendilerini ve öğrencilerini geliştirme olanağı bulmuşlardır.

 

1900 yılında Gülhane’de Türkiye’de ilk modern Kulak Burun Boğaz Kliniğini kurmakla görevlendirilen Ziya Nuri Bey 1894 yılında Berlin’e gönderilmişti. Berlin Kaiser Wilhelm Akademisi’nde eğitim gören ve yeniden diploma alan Ziya Nuri Bey Charite Hastanesi KBB kliniğinde Prof. Trautmann ve Prof. Frankel ile birlikte çalışmış ve KBB uzmanı olmuştur.daha sonra Hartmann ve Babinsky kliniklerine devam etmiş, Leipzig Halle ve Viyana’da KBB kliniklerinde gözlemlerde bulunmuş ve 1900 yılında yurda dönmüştür.1908 yılında askeri ve sivil tıp okullarının birleştirilmesi ile oluşturulan ilk tıp fakültesinin ilk KBB profesörü olmuştur. Ziya Nuri Paşa döneminden itibaren Gülhane’de konjenital aural atrezi cerrahisi, mastoidektomi, trakeotomi, frontal ve etmoid sinüs cerrahisi, septum polip ve konka ameliyatları, adenotonsillektomi, endoskopik girişimler yapılmaya başlanmıştır.

 

Ziya Nuri Paşa’nın 1908 yılında ayrılmasından sonra Gülhane KBB kliniği direktörlüğünü Tbp.Yzb. Bahri İsmet almıştır. 1905 yılında askeri tıbbiye mezunu olan Bahri İsmet Bey ihtisasını yapmak üzere Bordaux ve Paris Tıp Fakültelerinde iki yıl çalışmış ve Prof.Dr.Wieting tarafından getirildiği Gülhane KBB Kliniği Direktörlüğü görevini 1918 yılına kadar sürdürmüştür. Daha sonra Haydarpaşa Askeri Hastanesi KBB servisi şefi olan Dr. Sani Yaver bu göreve gelmiştir.Prof.Dr. Sani Yaver 1903 yılı tıbbiye mezunu olup KBB ihtisasını müteakip eğitimine Fransa’da Portmann kliniğinde devam etmiştir ve 1938 yılına kadar Gülhane KBB Kliniği Direktörlüğünde bulunmuştur. İhtisas eğitiminin geliştirilmesi ve standardizasyonunda önemli hizmetler yapan Prof.Dr. Sani Yaver emekli olduktan sonra da sosyopolitik sahada yurda yararlı hizmetlerde bulunmuştur. 8 Mayıs 1930 tarihinde dönemin ünlü hekimleri; Ziya Nuri, Sani Yaver ve İhya Salih, Dr. Haydar İbrahim’in Galatasaray Tütün Çıkmazı’ndaki muayenehanesinde bir araya gelerek Türk Oto-Rhino-Larengoloji Cemiyeti’ni kurdular. Bu cemiyetin ilk kongresini yapmak, 4 ekim 1951 tarihinde Gureba Hastanesi anfisinde Prof. Dr. Ekrem Behçet Tezel’e nasip olmuştur.

 

1938 yılında hocası Prof. Dr. Sani Yaver’den klinik direktörlüğü görevini alan Dr. Vahdettin Bekir Özan 22 yıl süreyle yaptığı bu görevi sırasında Gülhane ve Türk kulak burun boğaz tarihinin gerçek bir kilometre taşı olmuştur. Pratisyen hekimliği sırasında Eskişehir’de pilotluk brövesi alan ve iyi de bir pilot olan Prof. Dr. Vahdettin Özan 1936-1938 yıllarında Almanya’da eğitim görmüş, 1957-1958 yıllarında Gülhane Askeri tıp Akademisi Komutanlığı yapmış ve tümgeneral rütbesinde iken 1960 yılında emekli olmuştur.1941 yılında Gülhane’nin İstanbul’dan Ankara’ya önce Cebeci Askeri Tababet Okulu ve Hastanesi’ne, daha sonra 1953 yılında halen Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı olan Bahçelievler’deki binasına taşınması bu dönemde olmuştur. Prof. Dr. Vahdettin Özan otojen menenjit tedavisinde sülfamidleri ilk kez kullanmıştır. Günümüz anlamında cerrahi tonsillektomi, radikal mastoidektomi, larenjektomi ve hatta transsfenoidal girişimleri ilk kez uygulayan hekim olmuştur. 100’e yakın uzman ve Safa Karatay, Hikmet Altuğ, Ziver Berkman, Emin Burad, Fikri Şenocak, İbrahim Gökaslan gibi hocaların yetişmesinde katkısı olan Prof. Vahdettin Özan’ın Türkçe ve yabancı dilde çok sayıda makalesi ve aşağıda isimleri yazılı 6 kitabı bulunmaktadır: 1.Kulak Hastalıkları, 2.Otolarengoloji, 3.Kulak Burun Boğaz Hastalıklarında Muayene ve Tedavi Metotları, 4.Vetedi. Ceypler, 5.Otoskleroz ve tedavisi, 6.Otojen Kafa İçi Komplikasyonları.

 

1960 yılından itibaren Gülhane KBB kliniği Direktörlüğüne Prof. Dr. Ziver Berkman getirilmiştir.tıbbiyeden 1934 yılında mezun olan Dr. Berkman 1946 yılından itibaren Gülhane’de başasistanlık, müşavir uzmanlık görevlerinde bulunmuş, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim görmüştür.1953 yılında doçent, 1960 yılında profesör olmuş 1965 yılında tuğgeneral rütbesiyle emekli olmuş ve yerini Dr. Orhan Tan’a bırakmıştır. 1941 yılı İstanbul Tıp Fakültesi mezunu olan Dr. Tan 1955 yılında KBB uzmanı olmuştur. 1963’te doçent unvanını almıştır. Sekiz yıl klinik direktörlüğü yapan Doçent Tbp. Alb. OrhanTan 1973 yılında emekli olmuştur. Gülhane’nin 1971 yılında Etlik’teki modern kampüsüne taşınması da bu dönemde gerçekleşmiştir.

 

1973 yılından itibaren GATA Kulak Burun Boğaz Klinik Direktörlüğü görevi Dr. Erdinç Kanımtürk’e geçmiştir. Dr. Kanımtürk 1959 Ankara Tıp Fakültesi mezunu olup 1969-1973 yılları arasında Gülhane’de başasistanlık ve sonra ABD’de mesleki eğitimde bulunmuştur. 1973 yılında doçent olmuştur. Klinik direktörlüğünde bulunduğu 1992 yılına kadar geçen zaman içinde 6 Ocak 1981’de Gülhane Askeri Tıp Fakültesi kurulmuş ve bu fakültede kulak burun boğaz anabilim dalının ilk başkanı olmuştur. 1980 yılında profesör, 1983 yılında tuğamiral olan Dr. Kanımtürk GATA KBB Anabilim Dalı’nın bilimsel düzeyinin artmasında önemli payı olmuştur. 1992 yılında anabilim dalı başkanlığına Prof. Dr. Ahmet Dündar getirilmiştir. Dr. Ahmet Dündar 1966 yılı Ankara Tıp Fakültesi Mezunudur. 1980 yılında doçent, 1986 yılında profesör, 1995 yılında tuğgeneral olmuştur. 1999 yılında Dr. Ahmet Dündar’ın emekli olmasıyla GATA KBB Anabilim Dalı Başkanlığı’na tuğamiralliğe yükselen Prof. Dr. Yalçın Özkaptan getirilmiştir. 2004 yılında  Prof. Dr. Yalçın Özkaptan emekli olmasıyla GATA KBB Anabilim Dalı Başkanlığı’na Doç.Dr.Sertaç YETİŞER getirilmiştir. 2007 yılında Prof. Dr. Sertaç YETİŞER emekli olmasıyla GATA KBB Anabilim Dalı Başkanlığı’na Prof. Dr. Mustafa GEREK getirilmiştir. Halen bu görevini yürütmektedir.

 

KAYNAKLAR

 

1. ATAÇ Adnan; “Gülhane Askeri Tıp Akademisinin Kuruluşu”. Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Sayı 87, Ankara 1996.

 

2. ERDEN Fethi; “Türk Hekimleri Biyografisi”. Çituri Biraderler Basımevi, İstanbul 1948.

 

3. SÖZEN Nurettin; “Türk Kulak, Burun, Boğaz Bibliyografyası”. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, İstanbul 1978.

 

4. TAHSİN Rıza; “Tıp Fakültesi Tarihçesi (Mir’at-ı Mekteb-i Tıbbiye)”. Cilt I-II, 1991.

 

5. 100. Yılda, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Tıp Fakültesi (83 Yıl). GATA Basımevi, Ankara 1981.

 

6. Gülhane Askeri Tıp Akademisi 100. Yıl Albümü. GATA Basımevi, Ankara 1998.

 

 

 
Tasarım: GATA © 2011
Internet Explorer 7.0 ve Üzeri Web Tarayıcıları ile 1280 x 1024 Çözünürlük ve Gerçek Renk Ekran Özellikleri Tavsiye Edilmektedir.