Dr. David Rabinerwww.attention.com. Daha ileri bilgi için tıklayınız.
Kantitatif (Quantitative) Elektroensefalografik (QEEG) tarama beyinin özellikli bölgelerindeki
elektrofizyolojik aktiviteyi ölçmek için kullanılan bir tekniktir. Önceki yazımda QEEG taramasının
dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) için kullanılabilecek nesnel bir işlem
olduğunu araştırmaya yönelik bir çalışmayı anlatmıştım. Bu çalışmanın
sonuçları, DEHB olan bireyleri, non-DEHB bireylerden prefrontal kortikal bölgelerin QEEG sonuçları
ile güvenilir bir tarzda ayırt edebileceğine işaret etmektedir. Standart tanı işlemleri
ile DEHB tanısı dikkatlice konulmuş yaklaşık %90 birey, bu bölgelerde düşük
aktivite gösterdi (“kortikal yavaşlama” olarak tanımlanan). Bunun aksine, kontrol populasyonun
%94’ü böyle değildi. Bu veriler QEEG’nin DEHB tanısında yardımcı, faydalı
nesnel bir işlem olarak kullanabileceğinin kanıtıdır. Aynı araştırma
grubunun son çalışmaları DEHB tanı sürecinde QEEG kullanımına ilave destek kanıtlar
sağlamıştır. Bu yazı Neuropsychology ocak 2001 sayısındaki, 3 ayrı araştırmayı
kapsayan gözden geçirme yazısını sunmaktadır (Monastra et al: The Development of a
Quantitative Electroencephalographic Scanning Process for ADHD: Reliability and Validity Studies.
Neuropsychology 15:136-144, 2001).
Çalışma Bir (1)
Bu çalışma önceki çalışma bulgularının desteklenmesini
araştırmaya yönelik tasarlanmıştır. Çalışma grubu 6-20 yaş arası
DEHB tanısı konan 96 birey, kontrol grubu yaş olarak eşleştirilmiş 33 normal
bireylerden oluşmaktadır. DEHB tanısı yapılandırılmış klinik görüşmesi
ve davranış değerlendirme ölçekleri ile konulmuştur. Dikkat işlevini etkileyen nörolojik
durumlar ve diğer hastalıklar dışlanmıştır. Erkek kız oranı yaklaşık
3:1 olarak tutularak, kliniklere getirilen DEHB oranlarıyla uyumlu tutulmaya çalışılmıştır.
QEEG tarama işleminde 4 ayrı aktivite sırasında prefrontal kortikal
alandaki teta/beta dalgaları oran ölçümü kullanılmıştır. Aktiviteler şunlardı:
tek uyarana odaklaşmanın olduğu bazal ölçüm, 90 saniyelik sesiz okuma görevi, 90 saniyelik
dinleme görevi ve belirli geometrik şekillerin çizildiği 90 saniyelik çizim görevidir.
Teta dalgaları; düşük frekanslı dalgalar olup, hayal hali, dalgınlık
veya dikkatsizliğin olduğu mental durumlarla birliktedir. Beta dalgaları;daha yüksek frekanslı
dalgalar olup, odaklanma ve dikkatle ilişkilidir. Bütün bireylerin teta ve beta dalgaları ölçüldü.
Bununla birlikte, DEHB olan bireylerin teta/beta oranı görev ve odaklanma istendiği durumda tipik olarak daha büyüktü.
QEEG sırasında, elektrofizyolojik aktivite kafatasına yapıştırılan
elektrotlar yoluyla prefrontal kortikal alanlar için ölçüldü. Bu verilerden teta/beta oranı
“Dikkat Endeksi” olarak hesaplandı. Belirli bir düzeyin altındaki Dikkat Endeksi puanları
“kortikal yavaşlama”ya işaret etmektedir ve dikkati sürdürme güçlükleri ile birliktedir (örn.
Daha yüksek Dikkat Endeksi puanı daha fazla güçlük yaşandığı olasılığına
işaret eder). Bu puanlar nadiren DEHB dışı bireylerde elde edilir. Beklediğimiz gibi,
dikkati sürdürme becerisi yaşla birlikte artması nedeniyle, erişkinlerde genellikle çocuklara
oranla daha düşük Dikkat Endeksi puanları elde edildi (hatırlayınız; düşük
puanlar daha iyi dikkat verebilmeyi yansıtır).
Bu veriler önceki çalışma verilerini destekledi. Özgün olarak, DEHB olan
bireyler normal sağlıklı olanlara oranla anlamlı derecede büyük olasılıkla yaşına
uygun kesim noktalarının üstündeDikkat Endeksi
puanları gösterdi. Bu önceki çalışma bulgularına benzerdi. DEHB olan bireylerin %90’ı
kesim noktası üzerindeki puanlara sahipken, non-DEHB bireylerin %94’ü bu durumu göstermiyordu (QEEG
taramasında hiçbir birey stimulan ilaç almıyordu).
Şimdilik DEHB tanısı davranış belirti kümelerinin değerlendirilmesi
ile konulmaktadır. QEEG taramasının anormal sonuç paterni ve diğer fizyolojik ölçüm
tipleri, şimdilik bu tanı kriterleri içinde yer almamaktadır. Yukarıda bildirilen DSM-IV
kriterlerine göre DEHB tanısı konan çoğu bireydeki sonuçlara göre atipik QEEG sonuçları
vardı. Tersine normal bireylerin çoğunda bu sonuçlar yoktu.
Çalışma İki (2)
Bu çalışmanın ikinci bölümü tamamen farklı bireylerle yapılmış,
6-20 yaş arası, DEHB tanısı yapılandırılmış klinik görüşmesi
ve davranış değerlendirme ölçekleri ile konulmuş bireyler alınmıştır.
Ayrıca Dikkat Eksikliği Bozukluğunu Değerlendirme Ölçeği anne baba formu (Attention
Deficit Disorder Evaluation Scalae: ADDES), Conners’ Dikkat Sürekliliği Performans Testi (Continuous
Performance Test: CPT) ve Dikkat Değişkenleri Testi (TOVA) uygulanmıştır. Bu
uygulamaları herbirinin belirli puan aralıklarının DEHB için işaretçi olduğuna
inanılmaktadır. Bu çalışmaya katılanların çoğunun öyleyse bu testlerden
birinde anormallik göstermesi beklenir. Tabi ki, hiçbiri mükemmel değildir, hepsi anormallik göstermeyebilir.
QEEG uygulaması nispeten yeni olması nedeniyle, diğer uygulamalar kadar yaygın
olarak kullanılmamaktadır. Araştırıcılar QEEG sonuçları ile diğer
uygulama verileri arasındaki uygunluk derecesini araştırdılar. Diğer bir deyişle,
eğer katılımcı QEEG sonucu anormal aralıklarda ise, acaba diğer uygulamalardaki
anormallik oranı nasıldır? Böylece araştırıcılar QEEG’nin geçerliliğini
bir yönüyle test etmiş olacaklardı.
Sonuçlar şuna işaret etmektedir; diğer uygulamalarla QEEG uygunluk oranları:
ADDES ile %83, TOVA ile %70, CPT ile %48 idi. ADDES ve TOVA ile uygunluk beklenenden daha fazlaydı. CPT
ile bu uygunluk gözlenmedi. Son çalışmalarda da CPT’nin geçerliliği ile ilgili sorunlar
konusunda çalışmalar yayınlanmaktadır.
Standart ölçeklerle dikkatlice DEHB tanısı konan bireylerde tüm uygulamaların
anormal olması beklenir, fakat gerçekte böyle değildir. Standart ölçeklerle DEHB tanısı
konanların %80’ninde QEEG anormal, %78’inde ADDES anormal, %72’sinde TOVA anormal ve %49’unda CPT
anormaldi. Bu sonuçlar QEEG’nin diğer uygulamalarla büyük oranda uygunluluk gösterdiğine işaret
etmektedir (diğer tanı araçlarının mükemmel olmadığı unutulmamalıdır).
Çalışma Üç (3)
QEEG güvenilir ve geçerliliğini değerlendirmek için 6-20 yaş arası 55 birey alınmış,
bir ay aralıklarla test tekrarlanmış ve uygunluğuna bakılmış. İki
durum için bireylerin puanları arsında korelasyon yüksek bulunmuştur (0.96). Bunun anlamı
bireylerin QEEG Dikkat Endeksi puanları 30 günlük periyot içinde anlamlı derecede stabil kalmıştır.
Bir zamanda alınan değerler diğer bir zamanda benzerlik göstermiştir. DEHB’nu düşündüren
anormal yüksek puanlar şans eseri olmadığını yansıtmaktadır. Yani bu
bireylerdeki altta yatan EEG aktivitesi stabil bir karakter göstermektedir.
ÖZET
Bu üç çalışmanın sonuçları göstermektedir ki; QEEG taraması DEHB olan
ve olmayan bireyleri ayırt etmede güvenilir sonuçlar sağlamaktadır. QEEG diğer prosedürlerle
uygunluk gösterme ve zaman aralıkları içinde yapılan ölçümler belirgin stabilite göstermektedir.
Bu nedenlerle DEHB tanısında nesnel bir testtir.
Bu sonuçlar yüreklendirici olmasına karşın, QEEG’nin DEHB’nu diğer
bozukluklardan ayırt ediciliği test edilmemiştir. Daha çok normallerden ayırt etme yeteneği
çalışılmıştır.
Bu çalışmanın verileri henüz yayınlanmamıştır, fakat son APA
toplantısında sunulmuştur. 6-30 yaş arası 209 birey ile çalışma yapılmıştır.
209 katılımcının 177’i DEHB, 16’sı karşı gelme bozukluğu (KGB)
17’si duygudurum veya anksiyete bozukluğu (DA) tanısı almıştır. Bu gruplar pür
gruplar olup, komorbid bir bozukluk taşımaktadır.
QEEG DEHB’nu diğer psikiyatrik bozukluklardan ayır etmede yeterliliğini belirlemek
amacıyla, her bir tanı grubu için farklı yaşlardaki Dikkat Endeksi puanları ölçülmüştür.
KGB ve DA nispeten sayı olarak daha düşük sayıda olması nedeniyle, diğer tanılar
tek bir grup altında birleştirilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi yüksek Dikkat
Endeksi puanları yüksek teta/beta oranına işaret eder ki, daha kısıtlı dikkati
yansıtır.
Yaş
DEHB-Dikkatsizlik
Baskın Tip
DEHB-Kombine
Diğer
Tanılar
6-11
6,31
6,56
2,90
12-15
3,85
5,48
1,77
16-20
3,89
4,18
1,94
21-30
2,92
2,84
1,63
Yukarıda işaret edildiği gibi, katılımcıların ortalama skorları
DEHB-dikkatsizlik baskın tip ile kombine tipin birbiri ile benzerlik göstermekte, fakat diğer
psikiyatrik bozukluklardan anlamlı olarak daha yükseklik göstermektedir. Yaşla birlikte Dikkat
Endeksi puanlarında azalma beklenen bir durumdur.
DEHB olan bireylerin %78’i deviant aralığa sahipti. Buna karşın, diğer
psikiyatrik bozukluğu olanların %97’sinde Dikkat Endeksi puanlarını normal aralıklar
içinde bulundu.
ÖZET
Bu çok önemli bir çalışmadır. Bu sonuçlar QEEG ile elde edilen prefrontal bölgeye
aitteta/beta oranlarının
DEHB’na özgü olduğuna işaret etmektedir, bu olasılık diğer psikiyatrik
bozukluklar içim nadirdir.
Bütün bu
çalışmaların sonucu toplu olarak değerlendirildiğinde, QEEG DEHB tanısında
yardımcı önemli bir tekniktir. Bu şu alma gelmemelidir, biricik tekniktir. Çünkü çalışmalar
gözden geçirildiğinde; DEHB kriterlerini karşılayan %10-20 birey anormal QEEG sonuçları
göstermezler. Bununla birlikte, DEHB tanısı almayan bireylerin çok az kısmı QEEG
anormalliği gösterir. DEHB tanısı sadece bir kaynak veya teste dayalı olmalıdır,
birçok kaynaktan veriler göz önünde tutulmalıdır. QEEG ayrıca metilfenidat yanıtın
yordama imkanı da sağlar. Bu değerlendirme ve tedaviyi planlamayı da sağlar. QEEG
halen yaygın kullanılmamaktadır. Ancak ileride kullanımı artacaktır.
Dr. David Rabinerwww.attention.com. Daha ileri bilgi için tıklayınız.