Bir kişinin yaşından, zeka kapasitesinden ve
eğitim düzeyinden beklenenden daha düşük olan yazma yeteneği yazılı ifade
bozukluğudur. Bu bozukluk nörolojik veya duyusal bir eksikliğe bağlı olmamalı ve
kişinin okul performansını ve günlük yaşamda yazmayı gerektiren durumlarda
bozukluklar yapmalıdır. Yazma özründe heceleri fena yazma, yazım ve işaret
hataları yapma ve fena el yazısı görülür.
Eskiden okuma bozukluğu olmadan disgrafinin gelişmediği
düşünülürdü. Fakat şimdi yazılı ifade bozukluğunun tek başına
olabileceği bilinmektedir. Yazma özrü için daha önce kullanılan terimler heceleme bozukluğu
ve heceleme disleksiyasıydı. Yazma özrü sıklıkla diğer öğrenme bozukluklarıyla
birliktedir. Fakat yazma, dil ve okumadan daha sonra kazanıldığından ileride tanı konur.
DSM-IV’deki yazılı ifade bozukluğuna benzer olarak
ICD-10’da ayrı bir özel heceleme bozukluğu vardır.
Epidemiyoloji
Yazılı ifade bozukluğunun görülme sıklığı
bilinmemekle birlikte okul çağı çocukları arasında % 3-10 kadar olduğu tahmin
edilmektedir. Bazı bulgular bu bozukluğun böyle bir bozukluk öyküsü olan aileler arasında sık
olduğuna işaret etmektedir.
Etiyoloji
Bir varsayıma göre yazılı ifade bozukluğu aşağıdaki
bir veya birkaç etmenin birlikte olması sonucudur: ifade dil bozukluğu, algılayıcı-ifade
edici dil bozukluğunun karışımı ve öğrenme bozukluğu. Bu tablo beyinin
merkezi bilgi işlem alanlarındaki bir yerde nörolojik veya bilişsel eksikliklerin veya işlev
bozukluklarının olasılığını gösterir.
Bu bozuklukta kalıtımsal yatkınlığın
olması, yakınlar arasındaki birçok kişide bu bozukluğun görülmesi nedeniyle ileri
sürülmüştür. Kısa dikkat süresi ve kolay uyarılabilinme gibi mizaç karakteristikleri de
yazılı ifade bozukluğunda rol oynayabilir.
Tanı
Yazılı ifade bozukluğu tanısı kişinin
metin yazarken devamlı fena performans göstermesiyle konur. Bunlar arasında el yazısında,
heceleme yeteneğinde ve cümlelerde kelimeleri doğru olarak yerleştirmede bozukluklar vardır.
Yazma performansı kişinin zeka kapasitesinin altındadır. Yazılı dil testleri
arasında Yazılı Dil Testi (the Test of Written Language, TOWL), Yazma Yeteneğinin Tanısal
Değerlendirilmesi (the Diagnostic Evaluation of Writing Skills, DEWS) ve Erken Yazılı Dil Testi
(the Test of Early Written Language, TEWL) vardır. Yaygın gelişimsel bozukluk veya mental
retardasyon gibi bir bozukluk olmamalıdır. Yazılı ifade bozukluğundan ayırt
edilmesi gereken diğer bozukluklar iletişim bozuklukları, okuma bozukluğu ve görme ve işitme
bozukluklarıdır.
Yazılı ifade bozukluğundan kuşkulanıldığında
standart yazılı ifade testinden önce standardize bir zeka testi (Wechsler) ile kişinin zeka
kapasitesi saptanmalıdır.
Klinik özellikler
Yazılı ifade bozukluğu olan okul çocuklarının
önce kelime hecelemede ve düşüncelerini yaşa uygun dil bilgisi normlarına göre ifade etmede
güçlükleri vardır. Konuştukları ve yazdıkları cümlelerde çok sayıda dil
bilgisi yanlışları ve fena paragraf düzeni bulunur. İkinci sınıfta ve daha
sonra çocuklar kısa bir cümleyi yazarken basit dil bilgisi hataları yaparlar. Örneğin, devamlı olarak hatırlatılmasına karşın
büyük harfle başlamazlar ve cümlenin sonuna nokta işareti koymazlar. Yazılı ifade
bozukluğunun ortak özellikleri heceleme, dil bilgisi ve işaretleme hataları, fena paragraf düzeni
ve fena el yazısıdır.
Çocuklar büyüdüğünde ve daha ileri sınıflara
gittiklerinde çocukların sözel ve yazılı cümleleri daha belirgin olarak ilkelleşir.
Kelime seçimleri hatalı ve uygunsuz, paragrafları düzensiz, hecelemeleri daha zor ve kelime dağarcığı
daha dar olur. Yazılı ifade bozukluğundaki
ek özellikler arasında okula gitmek istememe, ev ödevlerini yapmama, matematik gibi diğer akademik
performans alanlarında başarısızlık, okuldan kaçma, dikkat eksikliği ve davranım
bozukluğu vardır.
Yazılı ifade bozukluğu olan birçok çocuk akademik
performanslarındaki başarısızlık ve yetersizlik hislerinden dolayı engellenmiş
ve kızgındır. Gittikçe artan yalnızlık (izolasyon), soğuma ve umutsuzluktan
dolayı kronik depresif bozuklukları olabilir.
Eğitimsel yardım almayan yazılı ifade bozukluğu
olan erişkinlerde yazma yeteneğini gerektiren alanlarda sosyal uyumsuzluk, yetersizlik, aşağılık,
yalnızlık ve yabancılaşma hisleri devam eder. Hatta bazıları yazma
yetersizliklerinin ortaya çıkacağı korkusuyla mektup veya kutlama kartı yazmaktan sakınır. Bu bozukluğu olan birçok erişkin çok
az yazma yeteneği isteyen ticaret, güvenlik ve diğer hizmet işlerini seçerler. Yazılı
ifade bozukluğuna ek olarak okuma bozukluğu, alıcı ve ifade edici dil bozukluğunun
karışık tipi, matematik bozukluğu, gelişimsel koordinasyon bozukluğu ve yıkıcı davranış
bozukluğu ile dikkat eksikliği bozukluğu bulunabilir.
Gidiş
Yazma, dil ve okuma bozuklukları çoğunlukla birlikte olduğundan
ve bir çocuk okumayı öğrenmeden önce konuştuğundan ve yazmayı öğrenmeden
okuduğundan böyle çocuklara önce ifade edici dil bozukluğu daha sonra yazılı ifade
bozukluğu tanısı konur. İleri derecedeki olgularda yazılı ifade bozukluğu
ikinci sınıfta, daha az ciddi olgularda beşinci sınıfta veya sonrasında
belirgindir. Yazılı ifade bozukluğu olan birçok insan zamanında eğitim desteği
alırsa orta eğitime ve hatta yüksek eğitime devam edebilir. Prognoz bozukluğun şiddetine,
yaşa, eğitim desteğinin ne zaman başladığına, süresine ve devamlılığına,
ikincil duygusal ve davranışsal sorunların olup olmamasına bağlıdır.
Tedavi
Destekleyici yazılı ifade yöntemleri etkili olabilir. Bunun yoğun, devamlı ve bire bir uygulanmasıyla en iyi tedavi sonuçları
elde edilir. Bazı özel okullardaki öğretmenler günde iki saat kadar yazma
dersi uygular. Bu bozukluğun tedavisinde psikoterapideki
gibi yeteri kadar ebeveyn-terapist ilişkisi gerekir. Hastanın motivasyonu tedavinin uzun süredeki
etkinliğini önemli ölçüde etkiler. Birlikte diğer öğrenme bozuklukları ve ikincil
duygusal ve davranışsal sorunlar varsa bunlara da dikkat edilmeli ve uygun
psikiyatrik tedavi ile ebeveyn işbirliği yapılmalıdır.
Yazılı İfade Bozukluğu
(DSM-IV)
Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü
üzere ( ya da yazma becerilerinin işlevsel değerlendirmeleri), kişinin kronolojik yaşı,
ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde
bulundurulduğunda yazma becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır.
Tanı ölçütündeki bozukluk okul başarısını
ya da yazılı metin derlemeyi gerektiren günlük yaşam etkinliklerini (Örneğin,
dilbilgisi kuralları yönünden doğru cümleler ve iyi düzenlenmiş paragraflar yazma) önemli
ölçüde bozar.
Duyusal bir bozukluk varsa bile yazma becerisi sorunları
genellikle buna eşlik edenden çok daha fazladır.
Kodlama notu: Genel tıbbi bir durum (Örneğin, nörolojik)
ya da duyusal bozukluk varsa bu durumu Eksen III’te kodlayınız.