GELİŞİMSEL KOORDİNASYON BOZUKLUĞU VE DİKKAT EKSİKLİĞİ/HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Akademik yetersizlikler, dikkat işlev bozukluğu ve zayıf motor
koordinasyondan dolayı bir çok çocuk okulda sorunlar yaşamaktadır. Bu durum
davranış ve gelişim pediatrisi açısından en sık durumlardan biridir. Nörogelişimsel bozukluklar birbirleri ile belirgin komorbidite gösterirler.
Gelişimsel bozuklukların birkaçının birlikte bulunduğu durumlarda tanı karmaşası
yaşanabilir. Bu durum özellikle motor gecikme olduğunda gerçekleşir, çünkü çoğu
uzman ve eğitmen böyle bir gecikmenin çocuk üzerine olan etkilerini
önemsemezler. Klinik araştırmalar göstermiştir ki; clumsiness (beceriksizlik,
sakarlık, hantallık) çocuğu birçok alanda önemli derecede etkilemektedir.
Koordinasyon ve motor hızı (motor speed) sorunu olan çocuklar,
akranlarıyla aynı düzeyde gitmekte okulda güçlük yaşarlar. Bazı beceriksiz
çocuklar sıklıkla arkadaşları tarafından “retarde” olarak düşünülür, fakat çoğu
günlük görev ve etkinlikleri yerine getirmezseler bile zihinsel sorunları
olmayan çocuklardır.
Bu yazıda, dikkat ve
öğrenmenin diğer bozukluklar ile motor bozukluklar arasındaki birliktelik
tartışılacaktır. Bu birliktelikten dolayı, DEHB olan çocukları değerlendirirken
motor beceriksizlik (clumsiness) sıklıkla
değerlendirilmelidir.
NOZOLOJİ Motor
beceriksizlik; nonspesifik ve nörolojik veya fiziksel olarak görülmediğinden iyi
tanımlanmamıştır. “Nonspesifik nöromotor defisit”
terimi; uyum becerileri, akademik performans veya genel çıkışın (output)
işlevsel bozulmasına yol açan motor hareketliliğin ve postürün gelişimsel
gecikmesiniyansıtmakta kullanılır.
Motor koordinasyon becerilerinin gelişiminde, herhangi bir nörolojik hastalık
ile açıklanamayan sorunlar, yıllar içinde “beceriksiz çocuk sendromu”,
“konjenital beceriksizlik”, “psikomotor sendrom”, “gelişimsel dispraksi”, “motor
işlevlerin özgün gelişimsel bozukluğu” ve “gelişimsel koordinasyon bozukluğu”
gibi değişik isimler almıştır. Herhangi bir sınıflandırma sisteminde yer
almamasına karşın “beceriksiz çocuk sendromu”, ICD-10’da tanımlanan
“motor işlevlerin özgün gelişimsel bozukluğu”ve DSM-IV’de yer alan “gelişimsel
koordinasyon bozukluğu” en sık kullanılan isimlerdir. Zaman içinde Tablo-I’de
sıralanan terimler nonspesifik motor defisitler ve motor beceriksizlik yerine
kullanılmıştır.
Bu durumu tanımlamada en yaygın
kullanılan terim gelişimsel koordinasyon bozukluğudur (developmental
coordination disorder: DCD). Bu terim 1994’de APA tarafından kabul edilmiştir.
DCD için tanı kriterleri; genel tıbbi veya nörolojik durumla ilişkisi olmayan,
kronolojik yaş ve ölçülen zekanın önemli derecede altında çocuğun bozulmuş motor
koordinasyonunun olmasıdır.
DSM-IV’e Göre Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğunun
Tanı Ölçütleri
A.
Motor koordinasyon gerektiren günlük etkinliklerdeki yeterlilik, kişinin
kronolojikyaşı ve ölçülen
zeka düzeyi göz önünde bulundurulduğunda beklenenin önemli ölçüde
altındadır. Bu, motor dönüm noktalarına (örn. Yürüme, emekleme,
oturma) ulaşmada belirgin gecikmelerin olması, eşyaları düşürme,
“hantallık”, spor yaparken düşük yeterlilik gösterme ya da el yazısının
bozuk olmasıyla kendini gösterebilir.
B.
A tanı ölçütündeki bozukluk okul başarısını ya da günlük yaşam
etkinliklerini önemli ölçüde bozar
C.
Mental retardasyon varsa bile motor sorunlar genellikle buna eşlik edenden
daha fazladır.
Bu bozukluk akademik başarı ve uyum
işlevini de önemli derecede etkilemektedir. DCD; APA’nın DSM-IV ve WHO’nun
ICD-10 (315.4) ‘da yer almaktadır. WHO, bu nonspesifik motor defisitler için
“motor işlevlerin özgün gelişimsel bozukluğu” (specific developmental
disorder of motor function: SDDMF) tanısını kullanır (WHO, 1992). SDDMF için
tanı kriterleri DCD ile hemen hemen benzerdir. ICD-10, bu ölçütlere ek olarak,
koordinasyon güçlüklerinin gelişimin erken evrelerinden beri
bulunmasının; bir başka deyişle bozukluğun edinsel bir yönünün olmaması
gerekliliğini vurgulamış ve tanının motor koordinasyonu ölçen testlerle
desteklenmesini önermiştir. Sıklıkla bu iki terim birbirleri yerine kullanırlar.
Bu yazıda nonspesifik beceriksizlik anlamında DCD kullanılacak, çünkü Kuzey
Amerika’da en sık kullanılan terim budur.
Beceriksizlik etiyolojisi hakkında
araştırma sayısı sınırlıdır ve bazılarında yöntem sorunları mevcuttur.
Gelişimsel dispraksi (developmental dyspraxia); motor eylemleri planlama
ve yapma becerisinde bozulma olarak tanımlanır, sıklıkla motor beceriksizlikte
birincil defisit olarak anılır (Dewey 1995, Gillberg&Rasmussen 1982, Taft ve
ark. 1989, Wann 1987). Gelişimsel dispraksi; sıraya koyma, zamanlama ve
yargılama sorunları kapsayan, beyin anatomisinde problemin açık olarak
gösterilemediği beyin işlemlerindeki nonspesifik bozulmayı yansıtır. Motor
beceriksizlikte bilişsel, duyusal, motor işlemlerde de sorunlar olur ki; görsel,
hareket ve derin algı işin içine karışır (Bairstow&Laszlo 1981, Dewey 1995,
Hoare&Larkin 1991, Lord&Hulme 1987). Hekim tanı ve tedavide işlevsellik
için bu kavramların anlamını bilmelidir.
Tablo-IÇEŞİTLİ MOTOR ÇOCUKLUK TANILARI İÇİN
KRİTERLER
Tanı
Kriterler
Gelişimsel Koordinasyon
bozukluğu
Kronolojik yaş ve ölçülen zekanın önemli
derecede altında motor koordinasyon
Bozukluk akademik başarı
veya uyum işlevlerini önemli derecede bozar.
Bozukluk genel tıbbi duruma bağlı olmamalı (örn. Serebral palsi,
müsküler distrofi gibi.)
YGB’n kriterlerini
karşılamayacak
Mental retardasyon varsa, motor defisit
bilişsel defisitten fazladır.
Motor İşlevlerin Özgün
Gelişimsel Bozukluğu (SDDMF) (WHO)
İnce ve kaba motor becerileri bilişsel
işlevin önemli derecede altındadır.
Motor defisiti açıklayacak
herhangi bir nörolojik neden olmayacak ve erken gelişim döneminden beri
olacak.
Erken motor dönüm noktalarına ulaşmada
gecikmeler (örn. Elle tutma, kavrama ve yürümede gecikme
gibi)
Parmak ucunda veya wide base yürümede ısrar
etme
Anormal tonus, güçsüzlük, dismetri veya fokal
nörolojik defisitin olmaması
Yaşına uygun motor dönüm noktalarını
gerçekleştirememe (Örn. Topu yakalama, bir ayağı üzerinde sıçrama, yaşına
uygun figürleri çizme)
Görsel-motor bütünlükte, sıralama, derin duyu,
motor performans ve jestleri taklitte önemli derecede
gecikme.
Dikkat, Motor İşlev ve Algı
İşlev Bozukluğu
(Dysfunction of attention,
motor function, and perception: DAMP)
( Gillberg&Rasmussen 1982,
Hellgren ve ark. 1993)
Dikkat, motor kontrol ve algının temelinde
nörolojik bozukluğun olmaması
Araştırmacı tarafından saptanan 5 faktörde
gecikmiş düzey: dikkat eksikliği/distraktibilite, kavramsallaştırma,
davranım problemi, kaba motor disfonksiyon, ince motor
disfonksiyon
SIKLIK VE ETYOLOJİ
Epidemiyolojik çalışmalar
çocuklarda motor beceriksizlik insidansını %5-15 olarak bulmuştur. En doğru
bilgi 5-7 yaş arası motor defisitlerin tarandığı yaklaşık 1500 Avustralyalı okul
çocuğunun seri çalışmalarından elde edilmiştir (Johnston ve ark. 1987). Bunların
toplam %6.4’ü McCarthy ölçeklerinin motor-ilişkili alt testlerine dayanarak
zayıf koordinasyonlu olarak sınıflandırıldı. Genel doğum istatistikleri
karşılaştırıldığında perinatal komplikasyonların beceriksiz çocuklarda daha sık
olduğu bulundu. Son çalışmalarda gösterilen düşük doğum ağırlığı olan prematüre
bebeklerin okul yaşında önemli derecede nöromotor problemler gösterdiği
bulguları ile desteklendi (Keller ve ark. 1998). Bir çalışmada manyetik Rezonans
Görüntüleme yöntemi ile incelenen 21 beceriksiz çocuğun 13’ünde korpus
kallosumda morfolojik bozukluk saptanmıştır. Diğer gelişimsel bozukluklarda
olduğu gibi erkeklerde daha sık görüldüğü gözlenmiştir.
MOTOR FONKSİYONUN NÖROFİZYOLOJİSİ
DCD olan çocuklar serebral
korteks, serebellum veya bazal ganglionlarda önemli yapısal anormallikler
göstermemesine karşın, bu bölgelerde hatalı işleme (faulty processing) söz
konusudur. Maalesef, işlemedeki bu anormallikler beyin görüntüleme,
nörofizyolojik testler veya biyokimyasal analiz ile
tanımlanmamıştır.
Bölgesel beyin kan akımı
(rcBF: regional cerebral blood flow) çalışmaları ve MR görüntüleme çalışmaları
normal motor işlevi olan subjelerle yapılmıştır (Catalan ve ark 1998, Polatajko
ve ark 1995). Basit tekrarlayan hareketlerle rCBF’de artış olmasına karşın,
beyinin birkaç alanında aktivasyon gözlenir. Supplementary (ek, tamamlayıcı)
öğrenilmiş ardışık hareketler sırasında (learned sequential movoments)
ardışıklığın uzunluğu ile ilişkili olarak kan akımının artışının gözlendiği
motor ve duyu alanlarında aktivasyon olur (Roland ve ark 1980). Bu bulgu,
beyinin bu alanlarının yaptığına inanılan yürütücü işlevlerin (executive
functions) motor ardışıklığı (sıralama) sağlamada rolü olduğunu düşündürür.
Öğrenme bozukluğu ve DEHB olan çocuklarda rCBF kullanılarak yapılan önemli
araştırmalar vardır, fakat DCD olan çocuklarda rCBF’ye yönelik yayınlanmamış
bildiriler mevcuttur.
Öğrenme bozuklukları ve DEHB
etyolojisinde nörotransmitterler ve genetik ile ilgili artan yayınlar vardır.
Maalesef DCD için benzer çalışmalar bildirilmemiştir.
DCD VE DEHB ARASINDA
İLİŞKİ
Motor bozukluklar ve diğer engeller
arasındaki bağlantı 1970’lerde minimal beyin işlev bozukluğu (MBD) kavramından
orijin almaktadır. MBD; dikkatsizlik, hiperaktivite, zayıf görsel-motor
beceriler ve beceriksizlik içeren farklı nörogelişimsel defisitlerin
kombinasyonu olduğuna inanılırdı. MBD olan çocuklar muayenede sıklıkla çeşitli
minör motor defisitler gösteriliyordu ve bu sıklıkla yumuşak nörolojik
belirtiler olarak adlandırılıyordu. Bunlar doğal olarak yaşla iyileşmesine
karşın, MBD olan çocuklarda daha sıktı. MBD ve yumuşak belirtiler kavramlarının
yerini daha yeni terminoloji aldı (ADHD, DCD).
1982’de İsveçli çocuk psikiyatristi
Christopher Gilleberg, Goteburg’da 6 yaşındaki 3448 çocuğu; motor, algı ve
dikkat eksiklikleri yönünden taradı. Ardı sıra yeni bir tanı tanımladı ki; bu
aslında MBD’yi yeniden canlandırdı ve ismini “dikkat,
motor kontrol ve algı işlev bozukluğu” (DAMP) koydu. Gilleberg bu
çocuklarla uzunlamasına çalışma yaptı (Hellgren ve ark 1993) ve DAMP
sınıflandırılmasını kullanmaya başladı. Onun verileri gösterdi ki; ciddi
nörogelişimsel defisit gösteren çocukların çoğu en az iki alanın tutulumuna
sahipti. Bazı tanınmış İngiliz pediatristler motor ve algı defisiti olmaksızın
gerçekte disfonksiyonel DEHB olmayacağını belirterek Gillberg’in teorisini
desteklediler.
ABD’de de bir prospektif disiplinler
arası çalışmada (Blondis ve ark 1995) DEHB tanısı konan 477hastanın en az
1/3’nün aynı zamanda DCD kriterlerini karşıladıklarını buldular. Bu
çocukların3/4’ü orta veya üst sosyal düzeye sahip olup, çoğu okul problemleriyle
başa çıkmada güçlük nedeniyle birincil bakımveren tarafından getirilmişlerdi. Bu
çalışma Gillberg’in bulgularını tartışmalı kılmaya eğilimlidir, çünkü hastaların
1/3’ünden azı DEHB+DCD veya DEHB+görsel-motor defisite sahipti. Bu çocuklar aynı
zamanda bir yıkıcı davranım bozukluğu veya bir öğrenme bozukluğu gösteriyordu.
Yalnızca 1/3 çocuk izole (tek başına) DEHB’na sahipti.Bu çalışma aslında Gillberg’in
sonuçlarını destekliyordu, ciddi DAMP olguları yüksek sıklıkta çoklu
nörogelişimsel defisitlere sahiptir.
Okulöncesi ve ilköğretimin ilk
yıllarında DEHB olan fakat DCD olmayan çoğu çocuk beceriksizlik gösterebilir. Bu
durum zayıf motor koordinasyondan, daha çok dikkatsizlik ve impulsivite ile
ilgilidir (durma, bakma ve dinleme beceri eksikliği). DEHB olan çocuk büyüdükçe
sıklıkla beceriksizliği zamanla azalır ve spor etkinliklerinde iyi olabilir.
DEHB olan çocukta aynı zamanda DCD de varsa bu gerçekleşmez. Bu çocukların
beceriksizliği devam eder ve genellikle dikkatsizlik ile birliktedir. Sonuç
olarak, okulöncesi ve ilköğretimin ilk yıllarında, DEHB ile birlikte DCD varlığı
olup olmadığını araştırmalıdır (Taft&Browsky 1989).
ALTTA YATAN DCD
YAPILARININ ARAŞTIRILMASI
Gelişimsel
Dispraksi
Önceden belirtildiği gibi,
çocukluk dispraksisi çocuğun uygun motor planlama geliştirme becerisinde
yetersizlikle karakterizedir. Çocuk genellikle 5 yaşında çoklu eylem
basmaklarını (multiaction steps) yapabilmeye başlar. Erişkin stroke hastalarında
dispraksinin iki tipi tanımlanmıştır: ideational dyspraxia (anlama, kavrama
dispraksisi) ve ideamotor dispraksi. Ideational dispraksi; bir sıra hareketleri
(jestleri) hatalı tamamlamadır. Kişi bu hareketlerin bireysel elementlerini
gösterir, fakat sıra bozulur. Ideamotor dispraksi; burada bir eylemin bireysel
elementlerini yapamamasıdır fakat eylem planı sağlam olabilir.
Ideational ve ideamotor dispraksi
erişkin hastalarda kolay ayırt edilebilirken, gelişimsel dispraksili çocuklarda
açık ayırım yoktur (DeRenzi ve ark 1968, Dewey 1995). Bu terimler yerine başka
alternatif terimlerin kullanılması gerekir. “birincil planlama dispraksisi”;
motor açıdan aktiviteyi planlamada sorunu olan çocuğu tanımlar. “ikincil
planlama dispraksisi” ise görsel-algısal defisitlerden dolayı eylemleri
sıralamada güçlük çeken çocukları tanımlar.
DCD Duyu İlişkisi
Bazı
nörofizyolojistler duyu ile hareket arasındaki ilişkiyi açıklamak için duyusal
geribildirim sistemini ileri sürdüler (Bairstow&Laszlo 1981). Duyusal
geribildirim sistemi (sensory feedback systems); kinestezi, hareketin
algılanması, boşlukta (uzayda) vücut kısımlarının pozisyonlarıyla ilgili second
to second bilgilerin sağlanmasına dayanır. Devamlı geri bildirim; hareketin
doğru ve entegre sıralanmasını sağlar.
Birkaç çalışmada beceriksiz ve
normal çocukların kinestetik inputların rolü değerlendirildi. Bairstow ve Laszlo
(1981) beceriksiz çocuklarda kinestetik duyumda eksiklik olduğunu bildirdi ve
beceriye dayalı motor eylemlerin başarılmasında sağlam bir kinesteziye bağlı
olduğu sonucuna vardılar. Başka kontrollü bir prospektif çalışmada
(Hoare&Larkin 1991) Bairstow ve Laszlo’nun bulgularını onaylamadı. Lord ve
Hulme (1987) yaptıkları bir çalışmada kinestetik duyarlılık testinin beceriksiz
çocuk ile yaşça eşleştirilmiş kontrol grubunu ayırt etmediğini gösterdi.
Wann(1987) kötü yazması olanların (poor writers) normal yazması olanlara (normal
writers) daha çok görsel geribildirime bağımlı olduklarını
gösterdiler.
Kinestetik girdi ile DCD olan
çocuklar arasındaki ilişki belirsiz kalmıştır. Çoğu araştırıcı Bairstow ve
Laszlo’nun bulgularını bağdaştırmaya devam etmiştir. Son klinik araştırmada;
kinestezinin motor harekette rol oynadığı konusunda şüphe yoktur fakat DCD’nin
nedeni olarak ana defisitin bozulmuş geribildirim olduğu kesin
değildir.
Pediatrik uğraşı (occupitional)
terapistleri ABD’de duyusal bütünleştirme bozukluğu (sensory integration
disorder: SI) veya defisiti adında bir sorun tanımlamaktadır. Burada SI
olan çocukların duyusal girdileri uygun şekilde düzenlemede (modulasyon)
sorunları olduğunu varsaymaktadır. Bu çocukların belirli kumaş, ses, tat ve
dokunma duyularını tolore etmekte güçlükleri vardır. Bu defisitlerin motor
gelişimdeki birçok gecikme nedeniyle olduğu ileri sürülmektedir. Duyusal-motor
entegrasyondaki defisitler erken gelişim döneminde oluştuğu gerçeğine rağmen, bu
tanı için kontrollü deneysel çalışma yoktur ve bilimsel temelleri yoktur. Çocuğu
tanı koymada sınır konmamıştır. Farklı uğraşı terapistleri farklı sonuçlar
bildirmektedir.
Bilişsel İşlem, Motor
Hareket ve Koordinasyon
Öğrenme bozuklukları ve DEHB olan
çocuklara sıklıkla motor problemler eşlik eder (Bruininks& Bruininks 1977).
Walton ve arkadaşları (1965) gelişimsel dispraksisi olan beceriksiz çocukların
ortalama zeka bölümüne sahip olduklarını fakat sözel ve performans zeka puanları
arasında anlamlı farklılık gösterdiklerini belirtmektedir. Bu araştırıcılar
hastaların bazılarında algısal defisit ve dispraksi olduğu sonucuna
vardılar.
DCD olan olguların küme analizinde
(cluster analysis); zeka, başarı ve uyum işlevi özelliklerine göre; DCD’nin
suptipleri olup olmadığı araştırıldı (Blondis ve ark. 1997). Aynı DCD olguları
istatistik program kullanılarak iki farklı halinde gruplandı. Büyük DCD grubunda
(n=34) sözel ve performans arasında minimal farklılık varken, daha küçük grupta
(n=22) sözel ve performans IQ puan arasındaki fark büyüktü. İki grupta da uyum
sorunları ön plandaydı.
Beceriksiz çocukların yazma ile
ilgili sorunlar yaşadığına yönelik birçok çalışma vardır (Blondis ve ark.
1997). Sandler ve arkadaşları 63 ortalama yazma becerisi olan çocukla 99 yazma
bozukluğunu karşılaştırdılar. Normal yazması olanlar ile büyük yazma güçlüğü
olanlar arasındaki farkı görme amacıyla küme analizi yapıldı. Yazma bozukluğu
olanlar 4 subtipe tabakalandı: (1) ince motor ve dil defisitleri, (2)
visio-spatial defisitler, (3) dikkat ve bellek defisitleri, (4) sıralama
defisitleri. Bunlar DCD olanlarda yaygın görülen problemlerdi.
DCD TANISI
Beceriksiz çocukları değerlendirmede
ilk aşama; motor defisitin boyutunu ve şiddetini belirlemektir. 10 yaşına kadar
olan çocuklarda ince motor, uyum, görsel motor ve kaba motor temel alanları
gözönüne alınarak, çocuğun yaş düzeyinin önemli derecede altında motor
koordinasyon varsa belirlenmelidir. Çoğu hekim 0-3 yaş çocuklardaki ince ve kaba
motor becerilerin ne zaman kazanıldığını bilir, fakat daha büyük çocuklarda
motor ve duyusal becerilerin kazanılmasına daha az aşinadır. Bu becerilerin tam
listesi tablo I ve II’de görülmektedir.
DCD tanısı koymak için; motor
gecikmenin çocuğun ölçülen zekanın anlamlı derecede altında olmadığı
saptanmalıdır. Bu zor olmaktadır, çünkü çoğu çocuğun formal zeka testi
yapılmamıştır. Ayrıca, hekimin ayrıntılı standart motor muayene yapmak için
zamanı yoktur veya bunu bilmiyor olabilir. Motor becerileri değerlendirmek için
uzmana gönderebilir.
Ölçülen zeka ile motor düzey
arasındaki anlamlı farklılık nedir? Bir çocuğun motor becerileri genel ölçülen
zeka düzeyinin 1.5 SD aşağısında ise anlamlı fark var demektir. Öğrenme
bozukluğu tanısı için, zeka ile okul başarısı arasında 1.5 SD fark olması çoğu
okulda kullanılan bu yöntemle uyumludur.
DCD tanısı düşünürken, herhangi bir
nörolojik hastalık veya fiziksel hastalık dışlanmalıdır. Standart nörolojik
muayene sıklıkla yapılmalıdır.
Tablo II. UYUM VE SOSYAL MOTOR BECERİ ÇEKLİSTİ
BECERİ
Ortalama
Kazanma Yaşı (yıl)
Düğmeleme ve düğmeyi açma
4
Merdiven inip çıkarken ayak
değiştirme
4
Ayakkabı bağlama hariç kendisinin
giyinmesi
4.5
Talim tekerlekli bisiklet
sürme
4.5
Makasla bir kağıdı kesme
4.5
Ayakkabıyı doğru ayağa
giyme
4.5
Alçak maymun kafesine
tırmanma
4.5
Kaydıraktan kayma
4.5
Adını
yazma
4.5
Hatları boyama
4.5
Makasla bir çizgi boyunca
kesme
5.5
Kuralları izleme
5.5
Ad ve soyadını yazma
5.5
Birkaç adım zıplama
5.5
Maymun kafesinin tepesine
tırmanma
6
Talim tekerleksiz bisiklet
kullanma
6
Bıçak ile
ekmeğe yağ sürme
6
Öykü ve Klinik Özellikler
Pediatrist çocuğun gelişimini
doğumdan beri izlemiş olsa bile, tam gelişim veya davranış sorgulamasını aileye
yapmalıdır. Doğum öyküsü ilişkili olarak değerlendirilmelidir. Pediatrist için
çocuğun erken gelişimini değerlendirmek önemlidir. Zayıf baş kontrolü veya
anormal kas tonusu (floopy veya katı) ila ilgili kaygıları olmuş mu? Temel motor
becerilerin (oturma, emekleme, yürüme ve bisiklet binmek) ne zaman kazanıldığı
öğrenilmelidir. Çocuğun motor dönüm noktaları, varsa kardeşleri ile
karşılaştırılmalıdır.
DCD’nin en önemli belirtisi zayıf
motor koordinasyondur. Bu çocuklarda ince ve kaba motor koordinasyon
becerilerinin gelişiminde güçlükler ya da gecikme olabilir. Bu becerilerde
kayıptan çok bir beceriksizlik veya yetersizlik söz konusudur. Bütün
subjelerde belirti homojenliği yoktur. Bu çocuklarda en sık rastlanan
özelliklerden biri, motor dönüm noktalarına (örn. Yürüme, emekleme,
oturma) ulaşmada belirgin gecikme vardır.Oturma, yürüme, koşma, birşeyi atma ya
da tutma gibi kaba motor koordinasyon becerilerde ya da bağcık bağlama, dikiş,
çizim yapma ve yazı yazma gibi ince motor becerilerde bozukluklar
olabilir.
DCD’nin bazı belirtileri yaşla
birlikte değişiklik gösterebilir. Küçük çocuklarda oturma, emekleme ve yürüme
gibi motor dönüm noktalarına ulaşmada gecikme, kendi kendine giyinme (bağcık
bağlama, fermuar çekme, düğmeleri ilikleme) ve yemek yemede (çatal, kaşık
kullanma) güçlükler göze çarpar. Okul öncesi dönemlerde denge sorunları,
hantallık, sık sık düşme ve yaralanma gözlenir. Okul döneminde ise bisiklete
binme, takla atma, top atma ve tutmadaki beceriksizlik, zıplama, atlama ve denge
güçlükleri ön plandadır. Bu çocuklar makas kullanmakta, yap-boz, blok ve Lego
oynamakta zorlanırlar.
Çocukta herhangi bir beceri kaybı
olup olmadığı aileye sorulmalıdır. Motor gelişiminin çocukluğu boyunca normal
olup olmadığı öğrenilmelidir. Adrenolökodistrofi ve mitokondrial miyopati gibi
dejeneratif bozukluklar nöromotor yeti kaybına gitmeden önce 7-11 yaşlarında
davranış değişiklikleri ile kendini gösterebilir. Miyotonik distrofi’de; çocuğun
ellerini kenetlettikten sonra gevşetmede (bırakmada) sorunla başlayabilir. Çocuk
beceriksiz gözükebilir,çünkü
ellerinin katı (freeze) olması nedeniyle, sıkı kavrayamaz ve nesneleri düşürür.
Duchenne Müsküler distrofisi olan çocuklar başlangıçta ayağa kalkmakta güçlük
çekebilir ve ayakta pozisyona geçebilmek için ellerini yere koyarak dikelmek
zorundadır.
Çocuk anaokulu veya ilköğretimde
ise; pediatrist uyum becerileri ile ilgili motor yetilerini sorgulamalıdır. Bu
motor yetiler Tablo III’de listelenmiştir. 4.5 yaşındaki bir çocuk; şortunun
düğmelerini açıp kapatabilir, pantolonun fermuarını kapatıp açabilir, bir kareyi
kopya edebilir, ayak değiştirerek merdiven inip çıkabilir, ayakkabılarını doğru
yağına giyebilir, boyama kitabında çizgileri boyayabilir. 5.5 yaşına kadar
çocuklar kendi başına yardımsız giyinebilir, pantolon kopçasını çözüp açabilir,
ayakkabı bağlarını bağlayabilir, üçgeni kopya edebilir (bakarak çizme), sağ ve
sol elini bilebilir, üç parmağı ile kalemi kavrayabilir (tripod tutuş), ad ve
soyadını yazabilir.
Okul yaşı çocukları için uyum
becerileri en azından akademik beceriler için önemlidir. Bu motor beceriler ev
kadar çocuğun okuldaki başarısını etkiler. İşlevsel defisiti olan çocukların
ayırımı yapılmalıdır. Roizen ve arkadaşları yaptıkları çalışmada (1994)
komorbidite olmayan DEHB olgularının Vineland Uyum Ölçeğinde ortalamanın altında
puan aldıkları, eğer DEHB+DCD var ise uyum puanlarının anlamlı derecede düşük
olduğunu bulmuşlardır. Eğer DEHB+DCD+DB birlikte ise uyum becerileri 3 SD
altında çıkmıştır.
Nörogelişimsel bozukluk öyküsü olan
çocukların sıklıkla kardeş ve anne-baba da gelişimsel bozukluk veya
psikopatolojik durum olabilmektedir. Ailedeki birkaç kuşağın değerlendirilerek
dominant veya X-linked paterni tanımlamak önemlidir. Örneğin miyotonik distrofi
ve frajil-X. Frajil-X erkeklerde sıklıkla mental retardasyonla sonuçlanırken,
kızlarda DEHB, DCD veya öğrenme bozuklukları tarzında kendini
gösterebilir.
Tablo III. MOTOR VE DUYUSAL BECERİLERİ KAZANMA YAŞI
BECERİLER
Görülme Yaşı
(yıl)
Kare
Çizme
5
Başkasının ellerine topu
fırlatma
4
Lokalize dokunma
4
15 saniye için bir ayağı üzerinde
durma
5
15 kez bir ayağı üzerinde
zıplama
5
Sağını-solunu tanıma
5
Üçgen çizebilme
5
Ellerine atılan tenis topunu
tutabilme
5.5
Tripod kalem tutma (üç
parmakla)
5.5
Ritmik zıplama (ip atlama
gibi)
6
Fırlatılan topu elleriyle havada
yakalama
6
Bir hedefe yönelik hızlı değişen
hareketler
7
Köşegen çizme
7
Topa hareket edip yakalama
7.5
İki ve üç parmakla V yapma
8
Parmak tanıma (dokunduğunuz parmağını gözü
kapalı söyleme)
8
Kaptaki
topu yakalama
Ayak değiştirerek zıplama
Silindir çizme
Aynada sağ elini tanıma
Aynı uzunlukta iki boyutlu haç
çizme
Hızlı şekilde parmaklarını sıralı
vurma
Kollarını uzattığında koreiform hareket
olmaması
Sıralı parmak vurma hareketi sırasında ayna
hareketinin baskılanması
Bütün yanları açılı üç boyutlu küp
çizme
8.5
8.5
8.5
9
9
9
10
11
12
Fiziksel ve
Nörolojik Muayene
Motor becerilerde gecikmeden
sorumlu olabilecek nadir gözlenen genetik ve nörolojik hastalıkların dışlanması
gerekir. Genetik hastalıklar ve teratojenler sıklıkla mental retardasyon
olmaksızın gelişimsel sorunlara neden olabilmektedir. Kısa boy, uzun boy,
dismorfik yüz özellikleri ve diğer minör fiziksel anomaliler (kulak boyu,
palbebral fissür boyutu, el ve parmak uzunluğu) tanımlamak bu nedenle önemlidir.
Çocuğun ekstremitelerinin değerlendirilmesi önemlidir, örneğin bacak uzunlukları
arasında farklılık veya çocuğun tırnak yatak boyutları arasındaki farklılık
önemli olabilir.
Nörolojik muayene açıkçası,
beceriksiz çocuğu değerlendirmede en önemli kısımdır. Hekim; çocuğun görme ve
işitmesinin sağlam olduğundan emin olmalıdır. Kranial sinirler,okulomotor hareketler ve optik diskler
muayene edilmelidir.
Kas tonusu, gücü ve postürü dikkatli
bir şekilde muayene edilmelidir. Kötü postür; azalmış kas tonusu ve zayıf
aksiyal stabilitenin göstergesi olabilir. Kas tonusu sıklıkla Mental
Retardasyon sendromlarında ve Nöromuskuler veya Periferal Sinir
Hastalıklarında(örn. miyotonik
distrofi, Duchene muskuler disrofi) azalmıştır. Serebellar hipoplazili
çocuklarda da düşük kas tonusu vardır. Serebral palsili çocuklarda sıklıkla kas
tonusu artmıştır (sustalı çakı spasitesi) veya kurşun boru rijiditesi.
Ekstrapiramidal serebral palside; çocuğun durumuna göre çocuğun kas tonusu hem
artmış hem azalmış olabilir. Uykuda bile tamamen gevşeyemeyebilir. DCD olan
çocuklar sıklıkla hipotoniktir. Doğru dürüst bir duruş gerçekleştirmek ve
hareket sırasında stabilize için kendilerini sıkabilir (katılaştırabilirler).
Fakat kas tonusunda gerçek artış son derece nadirdir.
Tonusdaki asimetri beyinin veya
spinal kordun bir tarafındaki kortikal hasarın olası bir bulgusu olabileceğinden
önemlidir. Tonusun artışı ile birlikte aynı tarafta derin tendon refleksin
artması fokal nörolojik anormallik olasılığını düşündürür. Derin tendon
reflekslerinin son derece güç alınması veya gözlenmemesi müsküler veya periferik
sinir hastalığını düşündürür. DCD olan çocuklarda derin tendon refleksleri yok
değildir, fakat canlı olabilir, özellikle patella. Patolojik refleksler (aşağıda
Babinski, yukarıda Hoffman refleksi) karşı serebral hemisferin piramidal
yollarının hasara uğradığını düşündürür.
Serebellar injürili çocuklar;
ataksi, dizartri ve dismetri gösterirler. Hafif sallanma bazen DCD olan
çocuklarda gözlenir. Hekim istemsiz hareket ve tikleri de araştırmalıdır. Tikler
koordinasyonu bozacak kadar şiddetli ve karmaşık olabilir. Tremorlar, motor
hareket ve koordinasyonu bozacak derecede olabilir. Aşırı koreiform ve atetoid
hareketler genellikle ekstrapiramidal serebral palsinin işaretidir. DCD olan
çoğu çocuk hafif koreiform hareketler gösterebilir .
Yürüyüşü gözleme nörolojik
muayenenin gerekli bir kısmıdır. DCD olan çocuklar sıklıkla ayak parmakları
ucunda yürür veya hızlı yürümekte güçlük çekerler. Silik belirtileri açığa
çıkarmak için zorlu hareketler yaptırılmalıdır. Bunlar; parmak ucunda yürüme,
topuk üzeri yürüme, yan yan yürüme, geri geriye yürüme, ayakların dış tarafına
basarak yürüme, ayakların iç tarafına basarak yürüme. DCD olan çocuklarda zorlu
yürüyüşlerde kollar ayakları taklit eder (benzerini yapar). Bu eşlik etme küçük
çocuklarda daha sıktır, fakat bu durum orta öğretim ve ergende var ise;
nörolojik taşma ve immatür nöronal inhibisyona işaret eder.
Ayrıntılı Motor Testler
Gelişimsel motor testlerin çoğu
kullanılabilir. Özellikle 2 test beceriksiz çocukları normal çocuklardan ayırt
ettiği gözlenir: Bruininks-Oseretsky of Motor Proficiency Scale (BOTMPS)
(Bruininks 1977) ve Henderson Test of Motor Performance (Stott ve ark 1984).
BOTMPS’nin kısa formu 40 dakikada tamamlanabilir. Test deneyimli kişiler
tarafından uygulanmalıdır.
Motor beceriksizliğin altta yatan
nedeni bozulmuş duyusal modülasyon ise, SI testleri tanımlamak için önerilir. SI
testleri ABD’de pediatrik uğraşı terapistleri (OT: occupitional therapist)
tarafından uygulanır. Bu testler otistik spektrumu olan, aşırı dispraksisi olan
veya duyusal anormalliği olan çocukları değerlendirmede faydalı olabilir.
TEDAVİ
Kuzey Amerika’da DCD olan çocuklar
için iki farklı tedavi yaklaşımı sunulur: 1) pediatrik OT; spesifik ince motor
ve uyum eksiklikleri için ve duyusal bütünleştirme terapisi (sensory
integration) bireysel girişimler sunulur. 2) uyumsal fiziksel eğitim ki, el-göz
koordinasyonu ve motor gelişimi iyileştirme amacıyla bireyselleştirilmiş genel
jimnastik etkinlikleri sunulur.
Bu tedavi girişimlerinin yararlarını
değerlendiren çalışma sınırlıdır. Uyumsal eğitimin diğer eğitimsel iyileştirme
çalışmalarına üstün olduğunu gösteren çalışma yoktur. Birkaç randomize girişim
çalışmalarında SI terapisinin etkinliği araştırılmış. Humphries ve arkadaşları
(1992) öğrenme bozukluğu olan çocuklara OT’nin iki farklı formunu uygulamışlar.
Bu çalışmada her iki grupta da akademik ve uyumsal olarak kazanç sağlamıştır.
İkinci çalışma Polatajko ve arkadaşları (1991) tarafından yapılmış, burada 3
grup alınmış, üçüncü grup terapi almayan beceriksiz gruptu. Burada bir önceki
çalışmadaki motor kazançlar olduğu onaylanmamıştır. Aynı araştırıcılar 1995’de
kinestetik becerileri artırmaya yönelik bir metot olan “process-oriented”
tedavisini test ettiler 75 olguyu; 1) process-oriented tedavisi alanlar 2) genel
motor girişim grubu, 3) tedavi almayan grup olarak randomize üçe ayırdı.
Sonuçlar karmaşıktı. Process-oriented tedavisini destekleyen anlamlı bulgu
yoktu. Ancak bunların işe yaramadığını gösteren kesin bulgu da
yoktu.
Beceriksiz çocuklar sıklıkla tam
motor becerileri olan çocuklarla aynı boyutta adaptif becerileri veya sporlarla
uğraşmakta başarısız olurlar. Okula yetişme veya acele işler gerektiğinde
çocuklarına düğmesiz tişört ve bağsız ayakkabı tercih ederler. Sportif başarısı
düşük olanlara nonatletik etkinlikler yaptırılabilir.
Motor ve duyusal defisitler için
girişim mümkün olduğunca erken başlamalı (okul öncesi, ilkokul1 –2), çünkü çoğu
DCD olan çocuk ortaokul yıllarına kadar diğer aktivitelerden beceriksizlikleri
nedeniyle arkadaşları tarafından dışlanırlar. Sıkı çalışma bazı çocuklarda
dramatik iyileşme sağlar.
GİDİŞ
Birkaç longutidinal çalışmada;
beceriksiz çocukların gidişi araştırılmıştır. Snow ve arkadaşları (1984, 1993)
uzun süreli, kontrollü, randomize çalışmalarında motor ve duyusal defisitleri
olanlarda okuldaki değişimler incelenmiştir. Bu öğrencilerde zamanla motor ve
duyusal defisitlerin artmadığı, bu olguların 1/3’ünün akademik olarak başarısız
olarak değerlendirildiği bulundu. Losse ve arkadaşları (1991) ilköğretimin ilk
yıllarında beceriksizlik tanısı konan çocuklarla 10 yıllık kontrollü
uzunlamasına çalışma yaptı; ergenlik döneminde bu çocukların %65’i fiziksel
eğitimde zayıftı. %71’i zayıf akademik beceri, %82’si anksiyete bozuklukları ve
davranım bozuklukları gösteriyordu. Bu sonuçlar Hellgren ve arkadaşlarının
(1993) çalışma sonuçları ile benzerlik gösteriyordu .
SONUÇLAR
DEHB olan çocuklar DCD ve diğer
nörogelişimsel bozukluklar için yüksek risk taşırlar. Her DEHB tanısı
konulduğunda DCD yönünden de değerlendirmelidir nadir olmasına karşın, spesifik
motor bozukluğunun dikkat, motor, algı ve öğrenme sorunlarına yol açacağı
unutulmamalıdır. Öğretmen ve anne-baba motor performans yönünden kaygılı ise DCD
yönünden ayrıntılı değerlendirilmelidir.