Ali DORUK*, Tümer TÜRKBAY** , Hamdullah AYDIN*** , Teoman
SÖHMEN****
ÖZET
Travma sonrası stres bozukluğunun (PTSB)
etyolojisi belirlenebilmesine karşın, etyopatogenezi açıkça tanımlanmamıştır.
Bu çalışmanın amacı erişkin PTSB hastalarında çocukluk örseleyici
yaşantılarının tipini ve sıklığını belirlemektir.
27 erişkin PTSB’li hastaya Çocukluk Örseleyici Yaşantıları Sorgulama
formu ve Eysenck Kişilik Envanteri uygulandı. Travmatik olay sıklığı
%48.2 olarak bulundu. Fiziksel kötüye kullanım %18.5, cinsel kötüye kullanım
%11.1, emosyonel kötüye kullanım %22.2 ve ihmal %37.1 idi. Diğer çocukluk yaşı
sorunlarından okul fobisi %33.3, enurezis %14.8 idi. Çocukluğunda okul fobisi ve
ihmal olanlar, anlamlı derecede düşük dışadönüklük puanlarına
sahipti. Çocukluk yaşı travmatik olaylar kişilik gelişiminde önemli rol
oynamaktadır.
SUMMARY: CHILDHOOD TRAUMATIC EVENTS IN ADULT WITH
POSTTRAUMATIC DISORDER
The etiology of posttraumatic disorder (PTSD) is relatively
well clarified, although its etiopathogenesis is not clearly defined. The purpose of this
study was to determine the type and the frequency of childhood traumatic events in adults with
PTSD. The Childhood Traumatic Events Questionnaire form and Eysenck Personality Inventory
perform to 27 male patients with PTSD. The rate of traumatic events was found as 48.2 %. There
were 18.5 % physical abuse, 11% sexual abuse, 22.2% emotional abuse, and 37.1% neglect.
Another childhood problems were 33.3% school phobia and 14.8% enuresis. The patients who had
school phobia and neglect past were significantly lower extrovertism scores than others.
Childhood traumatic events play important role in their personality development.
Key words: Childhood, traumatic events, PTSD
* Uzmanlık öğrencisi, GATA Ruh Sağlığı
ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara.
** Uzmanlık öğrencisi, GATA Çocuk Ruh
Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara.
*** Prof. Dr., GATA
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara.
**** Prof. Dr., GATA Çocuk Ruh Sağlığı
ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara.
GİRİŞ
Posttravmatik stress bozukluğu (PTSB) olağandışı
bir dış travmatik olayla ilişkili olmasına rağmen, etyolojisinde
birden fazla etmenin yer aldığı düşünülmektedir. Travma PTSB' nin gelişmesinde
temel ortaya çıkarıcı etken olmasına karşın, aynı
travmatik olay her kişide PTSB ortaya çıkarmamaktadır. Travma gerekli bir
etmen olmasına karşın tek başına yeterli değildir. PTSB
belirtilerinin travmanın şiddeti ile doğru orantılı olduğu
beklenirse de çalışmalar bunu doğrulamamaktadır. Araştırmacılar
travmanın kişi için öznel anlamının önemi üzerinde daha fazla
durmaktadırlar. Travmanın kişi için öznel anlamını belirleyen en önemli
etkenlerden birinin yaşamın erken evrelerindeki yaşam olayları ve sorunlar
olduğu ileri sürülmektedir (Burgess ve ark. 1995).
Yaşamın erken dönemlerindeki okul korkusu, enüresiz, karanlık
korkusu, davranım bozuklukları gibi bazı çocukluk çağı problemleri
ve örseleyici yaşantılar, PTSB’si olan hastalarda sınırlı sayıda
araştırılmıştır. Okul korkusu ile PTSB arasında ilişki
olduğunu yansıtan bir çalışmaya literatür taramasında rastlamadık.
Çalışmamızın amacı; PTSB tanısı alan
hasta grubunda çocukluk yaşı travmatik yaşantılar ile bazı çocukluk
dönemi sorunlarını retrospektif olarak sorgulamak ve bunlarla premorbid kişilik
arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.
GEREÇ VE
YÖNTEM
Çalışmaya Temmuz 1997- Şubat 1998 tarihleri arasında
GATA psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören SCID-I ile PTSB tanısı konan
27 erkek hasta alındı. Tüm hastalara yaklaşık 4-6 hafta sonra, semptomları
yatıştıktan sonra Çocukluk Yaşı Kötüye Kullanılma ve İhmal
Sorgulama formu ile bazı çocukluk yaşı problemlerini sorgulayan form ve
Eysenck Kişilik Envanteri verildi.
SCID-I, DSM III-R’a göre yarı yapılandırılmış
klinik görüşme çizelgesidir ve I.Eksen psikiyatrik bozuklukları sorgulamaktadır.
Çocukluk yaşında Kötüye Kullanılma ve İhmal Soru
formu; Yargıç ve arkadaşları (1994) tarafından oluşturulan 9 soruluk
bir anket formudur. Bu form ile çocukluk çağında fiziksel, cinsel ve emosyonel kötüye
kullanılma, ihmal edilme ve ensest yaşantıları sorgulanmaktadır. Kötüye
kullanılma ve ensest davranışının kim tarafından ve kaç yaşındayken
yapıldığı, yapan kişinin o sırada kaç yaşında olduğu
sorgulanmakta ve tacizin ağırlık ve sıklığının
belirlenmiş seçeneklere göre derecelendirilmesi istenmektedir. Ayrıca her sorunun
sonunda verilen yanıtla ilgili bir açıklama bölümü vardır.
Fiziksel, cinsel kötüye kullanılma ve ensest için Brown ve
Andersonun tanımları esas alınmıştır. Buna göre fiziksel kötüye
kullanılma; bir kişinin 18 yaşından önce, kendisinden en az 5 yaş
büyük bir kişi ya da kendisinden 2 yaş büyük aile bireyi tarafından saldırıya
uğramasıdır; kişi bunu kardeş rekabeti gibi bir aile içi çatışma
olarak algılamış olmamalıdır ve fiziksel temas içermeyen arkadaş
kavgaları bu tanıma girmemektedir.
Cinsel bakımdan kötüye kullanılma; bir kişinin
18 yaşından önce, istemediği halde kendisinden en az 5 yaş büyük bir kişi
ya da kendisinden en az 2 yaş büyük bir aile bireyiyle okşamadan cinsel ilişkiye
kadar değişen herhangi bir derecede cinsel yakınlığa girmesidir.
Emosyonel kötüye kullanım; için Walker, Bonner ve
Kaufman’ın tanımı (1988) esas alınmıştır. Buna göre
emosyonel kötüye kullanılma çocuğa duygusal ya da ruhsal sağlığını
tehlikeye atacak derecede sözlü tehdit, alay ya da küçük düşürücü yorumlarda
bulunulmasıdır.
İhmal ise bir çocuğun beslenme, güvenlik, eğitim,
tıbbi bakım gibi fiziksel bakımının ya da sevgi, destek, ilgi,
duygusallık, terbiye, bağlanma gibi duygusal bakımının yapılmamasıdır.
Kötüye kullanılmanın kaç yaşındayken, kim tarafından
yapıldığı ve yapanın kaç yaşında olduğu ile ilgili
sorulara verilen yanıtlar ya da yapılan açıklama yukarıdaki tanımları
karşılamıyorsa deneğin evet yanıtı kabul edilmedi.
Ayrıca çalışma için oluşturduğumuz yarı
yapılandırılmış çocukluk yaşı sorunlarını
sorgulama formu ile çocukluk korkuları, okul fobisi, kekeleme, tik, enürezis, tırnak
yeme, tik ve davranım bozukluğu semptomları sorgulandı.
Veriler Windows for SSPI 6.1 paketi kullanılarak Mann-Whitney U
testi ile değerlendirildi.
BULGULAR
Çalışmaya alınan hastaların hepsi erkekti. Hastaların
yaş ortalamaları 26.70 ± 6.13
(20-44). PTSB hastalarının %48.2'inde (n=13) çocukluk yaşı örseleyici yaşantısı
bulundu. Örseleyici yaşantısı olmayanların oranı ise %51.8 (n=14)
olarak saptandı. Örseleyici yaşantılardan yalnızca herhangi birine sahip
olma oranı %18.5 (n=5), birden fazla örseleyici yaşantının olması
%29,7 (n=8) olarak bulundu. PTSB hastalarında %18.5 (n=5) fiziksel kötüye kullanım,
% 22.2 (n=6) emosyonel kötüye kullanım %11.1 (n=3) cinsel kötüye kullanım ve
%37.1 ihmal öyküsü saptandı (Tablo 1).
Dışa dönüklük puanları çocukluk yaşı öykülerinde
okul korkusu ve ihmal olanlarda, okul korkusu ve ihmal olmayanlara oranla anlamlı
derecede düşük bulundu (p<0.05). Ayrıca psikotizm puanları ihmal
olanlarda, olmayanlara oranla anlamlı derecede yüksek saptandı (Tablo 5).
Tablo 5. Çocukluğunda okul
korkusu ve ihmal olanlar ile olmayan PTSB'larının premorbid kişilik özelliklerinin Eysenck Kişilik
Envanteri ile karşılaştırılması
Okul Korkusu
İhmal
Eysenck Kişilik Envanteri
Subgrupları
Var
(n=9)
Yok
(n=18)
P
Var
(n=10)
Yok
(n=17)
P
Psikotizm
6.78 ± 4.09
4.33 ± 3.61
0.12
7.20 ± 4.29
3.94 ± 3.15
0.03*
Nevrotizm
20.33 ± 4.00
19.94 ± 3.76
0.86
21.00 ± 3.67
19.53 ± 3.99
0.32
Dışa dönüklük
4.11 ± 3.52
7.89 ± 4.36
0.03*
4.00 ± 3.33
8.18 ± 4.35
0.03*
Yalan
11.33 ± 2.50
10.94 ± 4.25
0.61
11.00 ± 4.47
11.12 ± 3.35
0.86
* P<0.05
TARTIŞMA
Travmatik (örseleyici) yaşam olaylarının, en az birkaç
yüzyıldır psikiyatrik bozuklukların etyolojisinde direkt olarak rol aldığı
düşünülmektedir. Garmezy (1985) ve Rutter (1996) örseleyici yaşam olaylarının
direkt olarak psikiyatrik bozukluklara yol açmadığını, ancak kişileri
psikiyatrik bozukluklara yatkın kıldığını ileri sürmektedirler.
Psikiyatrik bozukluklarda çocukluk örseleyici yaşantılarının
rolü konusunda bir çok araştırma olmasına karşın, Posttravmatik
stress bozukluğunda araştırma sayısı sınırlıdır (Solomon
1995). Weine (1997) ayaktan takip ettiği ergen hastalar üzerine yaptığı
bir çalışmada, hastaların %81'nin en az bir çocukluk yaşı örseleyici
yaşantısına sahip olduğunu saptamıştır. Eilenberg (1996) ve
arkadaşları PTSB'li hastalarda yaptıkları araştırmada çocukluk
örseleyici yaşantı oranını %11 olarak bulmuştur. Çalışmamızda
Çocukluk yaşı örseleyici yaşantı sıklığı %48.2
olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar, PTSB olan hastalarda çocukluk örseleyici yaşantı
öykülerinin oldukça sık olduğunu göstermektedir. Weine en sık ihmal olarak
adlandırdığı; yetersiz ilgi ve desteğin olduğunu ileri sürmüştür.
Bu, bizim bulgularımızla paraleldir (%37.1).
Öyküsünde okul korkusu olanların sıklığı yüksek
bulundu (% 33.3). Okul korkusu olanların büyük bir kısmını ayrılık
kaygı bozukluğu oluşturuyordu. Son zamanlarda Lipsitz ve arkadaşları,
çocukluktaki ayrılık kaygı bozukluğunun, erişkinlikte panik bozukluk
dahil bir çok anksiyete bozukluğu için özgün olmayan yatkınlık oluşturabileceğini
ileri sürmüşlerdir. PTSB'li hastalarda öyküde okul korkusu ile ilişkili araştırmaya
literatürde rastlamadık. Okul korkusu olanlarda yapılan uzunlamasına çalışmalarda,
bu çocukların daha sonraki yaşlarda psikososyal sorunları yüksek oranda yaşadıkları
gösterilmiştir (Manicavasagar ve ark. 1997).
Weine (1997), çocukluk yaşı örseleyici yaşantıları
ve diğer sorunları (okul korkusu, davranım bozuklukları, korkular vs) ile
kişilik bozukluğu gelişimi arasında anlamlı ilişki olduğunu
ileri sürmüştür. Bizde, ihmal ve okul korkusu öyküsü olan hastalarda dışadönüklük
puanlarını, bu öyküsü olmayanlara göre anlamlı derecede düşük bulduk
(P<0.05). Bu sonuç, çocukluk travmatik olaylarının kaçınma davranışlarına
yol açtığı bildirimi ile uyumludur (Solomon 1995). Burgess ve arkadaşlar,
çocukların örseleyici yaşantı durumlarında, travmaya özgün davranış
kalıpları (çabuk tepki verme, kaçınma, çaresizlik, yıkıcı
davranışlar) geliştirdiğini ve bunların oluşan bilişsel
şemalar yoluyla yetişkin yaşama taşındığını ileri
sürmektedirler. Bu çocukların erişkin dönemdeki ilişkilerinde çocukluktaki
kötüye kullanılma,saldırıya uğrama ve örselenme sahnelerini yineleyici
biçimde yaşadıkları düşünülmektedir.
Bu çalışmanın pek çok yönden kısıtlılıkları
vardır. Örseleyici yaşantıları ayrıntılı olarak sorgulamak
için standart ölçekler bulunmadığından ve bilgiler geriye dönük olduğundan
yanıltıcı olabilmektedir. Ayrıca örseleyici çocukluk yaşantıları
ile ilgili bilgiler, aileleri ile görüşme olanağı olamadığından,
yalnızca hastaların kendi bildirimlerine dayanmaktadır. Elimizdeki veriler örseleyici
çocukluk yaşantıları ile PTSB arasında nedensel bir ilişki olduğunu
ortaya koymasa da, örseleyici çocukluk yaşantılarının PTSB tanısı
alan hastalarda oldukça yaygın olduğunu ve bunların kişilik gelişiminde
rol aldığını göstermektedir.
KAYNAKLAR
Burgess AW, Hartman CR, Clements PT (1995) Biology of memory and
childhood trauma. J Psychosoc Nurs Ment Health Serv 33(3):16-26.
Eilenberg J, Fullilove MT, Goldman RG ve ark. (1996) Quality and use of
trauma histories obtained from psychiatric outpatients through mandated inquiry. Psychiatr
Serv 47 (2): 165-169.
Garmezy N, Masten AS (1994) Chronic adversites. Child and Adolescent
Psychiatry, Third Edition içinde, (Eds). Rutter M, Taylor E, Hersov L (eds). Blackwell
Science Ltd., s:191-208.
Garmezy N (1985) Stress-resistant children; the search for protective
factors. J Child Psych Adolesc Psychiatry 4(suppl):213-233.
Manicavasagar V, Silove D, Curtis J (1997) Separation Anxiety in
Adulthood: A Phenomenological Investigation. Comprehensive Psychiatry 38 (5): 274-282.
Rutter M (1996) Psychosocial resilience and protective mechanisms. Risk
and Protective Factors in the development of Psychopatology içinde Rolf J, Masten AS,
Cicchetti D ve ark. (eds). Cambridge University Press, Cambridge, s:181-214.
Solomon Z (1995) The effect of prior stressful experience on coping with
war trauma and captivity. Psychol Med 25(6):1289-1294.
Stein mB, Walker JR, Anderson G ve ark. (1996) Childhood physical and
sexual abuse in patients with anxiety disorders and in a community sample. Am J Psychiatry
153: 275-277.
Walker CE, Bonner BL, Kaufmann KL (1988) The physically and sexually
abused child: Evaluation and treatment. Pergamon Press, New York.
Weinee SM, Becker DF, Levy KN ve ark. (1997) Childhood trauma histories
in adolescent inpatients. J Trauma Stress 10 (2):291-298.
Yargıç Lİ, Tutkun H, Şar V (1994) Çocukluk çağı
travmatik yaşantıları ve erişkin disosiyatif belirtiler. 30. Ulusal
Psikiyatri Kongresi içinde. Lilly İlaç A.Ş. s:388-397.