Bana süre tanıyın.
Yüzde yüz dürüst davrandığımı görünce ürkmeyin.
Beni köşeye sıkıştırmayın. Yalana sığınmak
zorunda kalırım.
Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı
yitirmeyin.
Kızgınlığınızı haklı görebilirim,
ama beni aşağılamayın.
Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın.
Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç
durumlara düşürebilirim.
Bana haksızlık ettiğiniz anlayınca açıklamaktan
çekinmeyin.
Özür dileyiş, size olan sevgimi azaltmaz; tersine beni size
daha çok yaklaştırır.
Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum.
Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın.
Yanıldığınız görünce üzüntüm büyük
olur.
Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına
uğratıyorum.
Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını
biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim,
yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden "örnek çocuk" olmamı istemezseniz, ben de
sizden "kusursuz ana-baba" olmanızı beklemem.
Sevecen ve anlayışlı
olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz
olarak doğmak elimde değildi.
Ama seçme hakkım
olsaydı sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.