Davranış defisiti eğitimi her hangi bir
okul ortamındaki prensiplerden fazla bir farklılık göstermez. Bunun yanında davranış
terapistleri akademik yeteneklerden çok,sosyal davranış defisitleri üzerinde yoğunlaşırlar.
Kendine güven temini, genel sosyal yetenek, iletişim yeteneği, problem çözme kabiliyeti gelişimi
eğitimi sosyal yetenek eğitiminin varyantlarıdır.
Girişimcilik (Kendine
güven temini) eğitimi
Kendine güven
temini eğitimi sosyal anksiyetenin tedavisini anlatmak amacıyla kullanılmıştır.
1970 yılında ilk kez yayınlandığından beri kendine güven temini eğitimi
popüler medyayı da işgal etmiş ve kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir.
Kendine güven aşağıdaki şekilde tarif edilmektedir;
Girişimci
(Asertif) davranış biçimi, kişinin kendi ilgi alanı içinde davranışlarını
kendi adına sergilemek üzere, aşırı bir anksiyete yaşamadan, düşüncelerini dürüstçe
ve rahat bir biçimde ortaya koyabilmesi, ve diğer kişilerin haklarını çiğnemeden kişisel
haklarını kullanabilmesidir.
Her ne kadar
yukarıdaki tanımdaki “kişinin kendi adına” ibaresi agresif davranış biçimini
de içeriyor gibi gözükse de, gerçekte agresif davranış diğerlerinin haklarını kısıtlarken,
girişimci (asertif) davranış bir kooperasyon ruhu taşımaktadır.
Zorlayıcı
arkadaş veya akrabalar için, ısrarlı satıcılar veya bozuk çıkan bir ürünü
geri almak istemeyen yetkili karşısında bir sınır koyma gibi durumlar girişimci
(asertif) davranış biçimi için sık yaşanan örneklerdir. İlk girişimci (asertivite)
eğitim programları davranış biçimlerini asertif ve non-asertif olarak tanımlamaktaydı.
Örneğin kişiler, bir süper market kasa bekleme kuyruğunda önlerine geçerek sıralarını
alan bir kişiye karşı asertif davranış göstermeleri için yüreklendirilir. Fakat
şimdilerde ise ağırlık daha çok hangi koşullar altında asertif davranışın
nasıl olması gerektiği şekline yönelmiştir.
Sosyal
yeteneklerin geliştirilmesi eğitimi(Sosyal Beceri Eğitimi)
Çocuklar bir takım sosyal yetenekleri öğrenmekte,
bunlardaki defisitler ise akranlarına göre daha zor durumda kalmalarına yol açmaktadır.
Tablo-30.2-5’te impulsif bozuklukları ve öğrenme güçlüğü olan çocuklarda görülen
sosyal yetenek eksiklikleri gösterilmiştir. Sosyal yetenekler, ebeveynler tarafından çocuğun
gün boyunca yaşadığı problemli durumların gözden geçirilmesi sayesinde daha iyiye
yönlendirilebilir. Bir takım antrenörü gibi düşünüldüğünde, ebeveyn tartışarak
daha iyi alternatif davranış biçimleri üretebilir. Bazı durumlarda sosyal yetenek geliştirme
eğitimi grupları da göz önünde tutulmalıdır.
Sosyal
yetenekler kazanıldığı gibi, şizofreni gibi durumlarda, kaybedilmeleri de mümkündür.
Şizofreninin negatif esas bulgularından biri sosyal yeteneklerin kaybolmasıdır.
Şizofrenik
hastalardaki davranışsal eksiklikler girişimci (asertif) davranış biçimi kaybının
da ötesindedir. Bu tür hastalar hem yetersiz ekspresif (ifadesel) davranışlar hem de sosyal davranışlarında
uygunsuz stimulus (etki) kontrolü içindedirler. Benzer olarak, depresyondaki hastalar da sosyal
yeteneklerdeki azalma nedeniyle sosyal destek eksikliği içindedirler ve sosyal yeteneklerin geliştirilmesi
eğitimi, tedavilerinde etkili olabilir. Sosyal fobisi olan hastalarda da adolesan çağındaki
sosyal yeteneklerin eksikliği mevcuttur.
Şizofreni
tedavisindeki sosyal yeteneklerin geliştirilmesi programı, karşılıklı konuşma,
çatışmadan kurtulma, kendine güven, toplum içinde yaşama, arkadaşlık ve randevu,çalışma
ve tatil yapma, ilaç kullanabilme yetenekleri geliştirilmesi gibi alanları kapsamaktadır. Bu
yeteneklerin her birinin çeşitli komponentleri mevcuttur. Talepte bulunma, talebi geri çevirme, şikayetçi
olma, şikayetlere yanıt verme, rahatsızlığını bildirme, bilgi isteme, özür
dileme, korktuğunu belli etme, alkol ve illegal ilaç kullanımını reddetme gibi davranış
biçimleri girişimci (asertif) yeteneklere örnek teşkil eder. Her bir komponent aşamalar içerir.
Örneğin çatışma ile başa çıkabilme, tartışma, uzlaşma, nazik uyuşmazlık,
gerçek olmayan suçlamalara yanıt verebilme, aşırı stresten uzaklaşma gibi durumları
kapsar. Çatışma ile başa çıkabilme yeteneği örneğin bir arkadaşıyla
sinemaya gitme kararı verilmesi ve seçimlerinin iki değişik film olması gibi durumlarda
kullanılabilir.
Tartışma
ve uzlaşma aşağıdaki aşamaları içerir;
kendi tarzının açıklanması
diğer kişinin kendini
ifadesi
diğer kişinin ifadesinin
tekrarlanması
bir uzlaşma önerisi
İletişim yeteneklerinin geliştirilmesi eğitimi
Mental sağlık profesyonellerinin görüşme
teknikleri için aldıkları eğitim kursları iletişim yeteneklerinin geliştirilmesi
eğitiminin örnekleridir. Özetleme, yansıtma, tasdikleme, “ben” ifadesinin kullanılması
ve göz kontağı gibi iletişim yetenekleri evlilik terapisinde kullanılmaktadır. Fakat
son zamanlarda yapılmış olan prospektif bir çalışmada, bu tür iletişim
paternlerinin evliliğin mutluluğu ve geleceği için koruyucu değeri olmadığını
göstermiştir. Bunun yanında, erkeğin eşi üzerindeki gücünden vazgeçmesi, kadının
olaylara espritüel yaklaşabilme kabiliyeti ve erkeğe feedback sağlayabilmesi daha koruyucu
faktörler olarak bulunmuştur.
Hasta-doktor iletişimi
Doktorun hastası ile olan iletişim paterni her zaman için yüksek sosyal yetenek derecesi
olarak sınıflandırılamaz. Bu, hastanın sağlık sorununun iyileşme göstermediği
ve hastanın şikayetlerine devam ettiği durumlarda geçerli olabilir. Düşük düzeyli
iletişim ve kötü tedavi hastayı eşit düzeyde malpraktis fikri oluşturur. Bu yüzden
doktorun iletişim yeteneklerinin geliştirilmesi çalışmaları devam etmektedir.
Yakın
zamanda yapılmış olan bir çalışmada iç hastalıkları asistanlarının
bu tür yetenekleri, bir buçuk günlük bir workshop, altı küçük grup oturumu, altı bire-bir
oturum sonunda (yaklaşık 6-8 aylık bir periyod içinde) kazanabildiğini göstermiştir.
Asistanlara hasta ile karşılaşmada selamlaşma, hastayı bilgilendirme, hastanın
duygulanımsal durumlarına karşı tavır, konsültasyonların amacı hakkında
bilgi verme usulleri öğretilmiştir. Görüşme sürecinde formal başlangıçtan sonra
görüşmede kat edilecek ilerleme ve düzeyin zamanlaması öğretilmiştir. Asistanlara
tetkik sonuçlarının, öngörülen tanılar, etioloji, tedavi seçenekleri ve prognoz konusunda
detaylı açıklama yapılması bu süreç içinde de hastanın emosyonel durumuna karşı
hassas kalınması konusunda eğitim verilmiştir.
Ebeveyn-çocuk iletişimi
Özellikle yönelim ve dikkat
problemi olan çocuklarda ebeveynler tarafından ortaya konan bazı istekler uyumsuzluk ile karşılanır.
Tablo-30.2-6’da çoklu, belirsiz, soru içeren tekrarlayan ve uzun bir süre uyum gerektiren komutlar gibi
bu türden istekler gösterilmiştir.
Etkili komutlar verebilmek çocuğun dikkatini çekebilmeyi gerektirir. Ebeveynin ses tonu natürel
fakat genelden hafifçe yüksek olmalıdır. Pozitif bir ses tonu negatif bir ses tonundan daha etkili
olacaktır. Komutlar birkaç adımı aşmamalıdır. Aynı komut tekrarlayan biçimde
verilmemeli, ebeveyn uyum ve uyumsuzluk için zamanı iyi ayarlamalıdır.
Problem çözme
Problem çözme tekniklerinin öğrenilmesi sosyal
fobili, genel anksiyete bozukluğu, depresyonda olan hastalar gibi bir çok psikiyatrik hastalar için
faydalıdır. Bu diyalektik davranış ve davranışsal evlilik terapilerinin
temellerinden biridir. Problemler değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak sınıflandırılır.
Değiştirilemez problemler doğal felaketler ve sosyoekonomik çöküntüler gibi bireyin elinde
olmayan durumları kapsar. Problem çözme sözlü olarak yeni davranış biçimleri üreterek değişik
olasılıklara ulaşmayı içeren sistematik bir yoldur. Aşağıdaki aşamaları
içerir;
1.Problem oriyentasyonu. Hastalara, iyi problem çözücüler için problemlerin
tehlikelerden çok meydan okumaları içerdiği öğretilir. Kısa zamanda bir çözüm
bulunamasa da vazgeçilmemesi gerektiği ve problem çözmenin zaman ve efor alabileceği fark
ettirilir. Problem çözme tekniğinin ilk aşamasında sorunun ve çözümlerinin topluluk önünde
tartışılması vardır. Hastalar, bir günlük tutmaları ve karşılaşılan
problemlerden bazılarının detaylı analizi için çalışılmaları ile görevlendirilir.
2.Problem tanımlaması ve formülasyonu. Problem, ne olduğu, ne zaman
ve nerede olduğu, kimlerin karıştığı, ne tür duygulanımların oluştuğu,
ne ölçüde distrese yol açtığı gibi davranışsal detaylarıyla tanımlanır.
Problemler istenmeyen kişisel etkilenimlerden çok davranışsal anlamda tanımlanır.
Problemi çözmede yaşanan öncü sorunlar tekrar gözden geçirilir.
3.Alternatif çözümlerin üretimi. Hasta çeşitli potansiyel çözümler için
beyin fırtınası yapar. Örneğin, hastadan en az beş potansiyel çözüm bulması
istenir. Önerilen çözümler aynı temanın veya daha önce üzerinde çalışılmış
olanların varyasyonları olmamalıdır. Bu süreçte daha sonra yargılama ve çok çeşitli
ilkeler yol gösterici olarak kullanılır. Eğer problem değiştirilebilir değil
ise, çözümler daha çok duygulanımsal bağlamda ele alınır. Bunlar, anksiyete veya
distresi modifiye etmeye veya kabullenmelere yönelik girişimleri içeren davranışlar
teknikleridir.
4.Çözüm hakkında karar verme. Soruna spesifik bir çözüm kararı
verebilmek için elde yeterli veri olup olmadığı belirlenir. Eğer mevcut ise, liste
uygunsuz durumlar için dikkatlice gözden geçirilir. Hastanın her bir çözüm türü için kısa
ve uzun dönemde beklentilerini ortaya koyması istenir.
5.Çözümün gerçekleştirilmesi ve sınanması. Seçilen yaklaşım
için gerekli eylemler, engelleri ve uygulama zorluklarıyla birlikte listelenir. Liste yapma ve kendini
izleme katılımı artırır. Önemli yerlere hatırlatıcı notlar koymak
gibi çevresel değişiklikler yapılması da çözüme katkıda bulunur.
Bilişsel becerilerin öğretildiği
ve hatalı bilişsel süreçleri düzelten yaklaşımlar arasında sıkça ayrım
yapılır.Bilişsel becerilerin öğretildiği durumda ,uygunsuz davranış ve
duygulanımın,bazı bilişsel süreçlerin varolmamasından kaynaklandığı
varsayılarak,müdahaleler esnasında bazı beceriler öğretilir.Bu amaçla en sık
kullanılan teknik problem çözme beceri eğitimidir.Bilişsel-davranışçı
terapist,çocuk ve ailenin güçlüğünü bir hastalık veya aile ortamının kaçınılmaz
sonucu olarak görmez,çözülmesi gereken bir problem olarak görür.
Çocukları Kullandıkları
Problem Çözme Becerileri:
Spivack,platt ve Shure 1976 yılında
çocuklarda kişiler arası bilişsel problem çözme becerilerini tanımlamışlardır. Araştırmaların sonucunda,patolojik ve normal örneklemii birbirinden tutarlı olarak
ayırabilen bazı beceriler olduğu ortaya çıkmıştır.Sosyal problemleri çözmede
kullanılan bu beceriler 1-Alternatif çözüm düşünmedir.Bu beceri,araştırmacılar
tarafından çocuğun belli bir problemi çözmek üzere geliştirdiği farklı çözümler
olarak tanımlanır.2-Sonucu dikkate alandüşünme:Kendi
davranışının yol açacağı sosyal sonuçları yordayabilme becerisi olarak
tanımlanır.
Uyum problemi olan çocukların,bazı sosyal problem çözme süreçleri açısından
normallerden farklı olduklarını gösteren birçok araştırma bulunmaktadır.Dodge
ve Frame saldırgan erkek çocukların,normal çocuklara göre sosyal bilişsel yanlışlıkları
ve beceri eksiklikleri gösterdiklerini bulurken,Hains ve Ryan, suç işlemiş ergenlerin sosyal
problem çözmenin farklı yönlerini dikkate alırken ayrıntıya daha az odaklandıklarını
ve kısa sürede yetersiz verilerden temellenen yargılara vardıklarını bulmuştur.Branswell
ve Kendall özellikle dikkat ve dürtü kontrolü eksikliği,hiperaktivite ve antisosyal davranışlar
gibi dışa vurulan bozukluklarda problem çözme beceri eğitimi kullanımının
uygunluğu savunulmaktadır..Problem çözme eğitimi özellikle uygunsuz duygulanımı ve
mantıksız inançları olmayan çocuklarda yararlı olacaktır.
Çocuklarda Sık Kullanılan
Problem Çözme Beceri Ölçekleri:
Tematik Algılama Testi (TAT):
Bu test 3-10 yaş gurubuna ve birde ergenlere uygulanan iki farklı
şekildedir.Terapist hikayede bir problem durumu ortaya çıktığında,çocuğa
problemi çözmek için düşündüğü çözümleri sorar.Çocuğun tepkilerinden,alternatif çözüm
düşünme derecesi ile ilgili bilgi edinebilir.Sonucu dikkate alan düşünme becerisi ise hikayedeki
kişiler birbiriyle iletişime geçtiğinde değerlendirilebilir.Terapist çocuktan diğerlerinin
tepkilerini tahmin etmesini isterken,çocuğun kendi davranışlarının sonuçlarını
yordayabilme becerisini değerlendirir.
Okul Öncesi Çocuklar İçin Kişiler
Arası Problem Çözme Envanteri:En sık
kullanılan
Değerlendirme ölçeklerinden biride
PIPS dır.1974 de Spivack ve Shure tarafından geliştirilmiştir.PIPS okul öncesi çocukların
kişiler arası problemlere getirdikleri alternatif düşünme becerisini değerlendirmek üzere
geliştirilmiştir.Çocuğa resimlerle hikayeler aktarılır ve hikaye içindeki
ikilemlere ilişkin mümkün olduğunca çok sayıda çözüm üretmesi istenir.PIPS’ın
yeni düzenlenmiş hali olan Sosyal Problem Çözme Testi anaokulu ve 1.sınıf öğrencilerine
uygulanır.Her çocuğa içinde başkasına ait olan bir oyuncakla oynamak isteyen karaktere
ilişkin durumların olduğu 5 hikaye anlatılır ve çocuğa istediği oyuncağa
ulaşmak için ne yapacağı yada ne söyleyeceği sorulur.Çocuğun ürettiği
cevaplara ek olarak ‘bu söylediğin olmazsa başka ne yapar yada söylersin ‘ gibi sorular
sorulur ve diğer tepkileri teşvik eder.Bu test çözümleri nitelik ve nicelik yönünden değerlendirir.
Daha Sonra Ne Oldu Oyunu:Bu oyunda çocuğun sonucu dikkate alan düşünme becerisinin
değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Değerlendirici,çocuktan başlanmış
bir hikayeyi bitirmesini ister.Tanımlayabildiği farklı sonuçların sayısı önemlidir.
Problem Çözme Sonucuna Götüren
Yollar Envanteri:Çocuktan başlangıcı
ve sonu verilmiş hikayede,ortadaki problem durumunu tamamlaması istenir.Zamanı kullanması,ürettiği
sonuç ve çözüm sayıları vs önemlidir.
Purdue İlkokul Çocukları
İçin Problem Çözme Envanteri:(PEPSI)Gerçek yaşama
ilişkin belirli problem durumlarının resmedildiği 49 kartondan oluşur.Çocuğa
resmi gösterirken,yönergeler,problemin tanımı ve alternatifler dinletilir ve çocuktan seçtiği
alternatifleri işaretlemesi istenir.
Çatışma Durumu İçin
Problem Çözme Ölçeği:Özellikle saldırgan veya davranım bozukluğu olan ergenlerde üretilen çözümlerin niteliği
ve niceliğini değerlendirmektedir.
Çocuklarda Problem Çözme Beceri Eğitiminin
İçeriği
Çocuklarda problem çözme beceri eğitiminin içeriği,çocuğa problem durumun varlığını
ve alternatif tepkileri tanımlamayı,alternatiflerin sonuçlarını yordamayı ve en başarılı
sonucu verecek çözümü seçmeyi öğretmektir.Bu amaçla oluşturulmuş programlar arasında
en sık kullanılan Spivack ve Shuren 1974 de ,okul öncesi çocuklar için geliştirdikleri
programdır.On haftalık programda ,birçok sosyal çatışma durumu,hikaye,oyun,rol yapma yöntemiyle
canlandırılır.Çocuktan önce problemi tanımlaması,alternatif çözümleri üretmesi
ve olası sonuçları yordaması,daha sonrada uygun çözümü uygulaması istenir ve
geribildirim verilir.1974 de Robin ve Schneider tarafından ‘kaplumbağa tekniği’ geliştirilmiş,Camp
ve Bash de ‘yüksek sesle düşün’ tekniğini geliştirmiştir.
Problem çözme eğitimi 1-Okul ortamında
2-Klinik ortamda uygulanmıştır.
Okul Ortamında Uygulananlar:
Spivack ve Shure tarafından geliştirilen problem çözme eğitim
programı,yapılandırılmış gündelik aktivite ve tartışmaları içeren
bir program şeklinde,okul öncesi çocuklara öğretmenleri tarafından günde 25-30 dakikalık
ders ve oyun yoluyla öğretilmiş.Çocuklara öncelikle problem çözmenin öncülü olduğu düşünülen
aynı-farklı,eğer-sonra,gibi kavramlar ve temel duygular(mutlu,kızgın,üzgün) tanımlama
becerileri kazandırılmış.Programın sonraki kısmında kurgusal ve gerçek kişiler
arası problem durumlara ilişkin sadece çözümleri sıralama,sadece sonuçları sıralama
ve belirli çözümlerle belirli sonuçları eşleştirme alıştırmaları yapılmış.Program
sonunda eğitim almış çocukların almamış olan kontrol gurubuyla karşılaştırıldığında
alternatif oluşturma ve sonucu dikkate alan düşünme becerileri açısından anlamlı düzeyde
gelişme gösterdikleri bulunmuştur.
Çocuklarda
sıklıkla karşılaşılan problemlerden biri de arkadaşlık kuramamadır
ve bu durumda sosyal beceri eğitim programlarının,problem çözme eğitim programlarının
bir bileşeni olarak kullanılması önerilmektedir.Sosyal beceri eğitim programlarının
dayandığı temel sayıltı,popüler olmayan çocukların kişiler arası
uygun ilişkileri kurmak ve sürdürmek için gerekli bilgi ve becerilerden yoksun olduklarıdır.Eğitimle
bu becerilerin kazandırılması amaçlanmaktadır.
Öncelikle
guruplara katılmak gibi sosyal bir beceri,çocuğa öğretilebilecek şekilde ayrı ve
anlaşılabilir parçalara bölünür.Daha sonra becerinin uygulanabileceği rol yapma tekniği
kullanılarak çocuğa çeşitli yollar gösterilir.Örneğin,çocuk oyun oynayan bir guruba
katılmakta zorluk çekiyorsa,rol yapma sırasında benzer bir senaryo kullanılarak
alternatifler tartışılarak yapıcı geribildirim ve sosyal ödüller verilir.
Oden
ve Asher 1977 de 3.ve 4. sınıftaki sosyal olarak yalnız çocukları sosyal beceriler açısından
üç aşamalı bir programla yönlendirmişlerdir.İlk aşamada arkadaş edinmeye yönelik
sosyal beceri yönergeleri verilmiştir.İkinci olarak edinilen sosyal becerileri denemek üzere çocuk,yaşıtlarıyla
oyun ortamlarına yönlendirilmiştir.Son olarak,yönlendirmenin etkinliğini değerlendirmek
üzere gözden geçirme oturumları yapılmıştır.Son olarak Yönlendirmenin etkinliğini
değerlendirmek üzere gözden geçirme oturumları yapılmıştır.Çalışma
sonunda,eğitim verdikleri çocukların,eğitim sonrası arkadaşları arasında
başlangıç değerlendirmesine göre sosyometrik ölçümlerde daha fazla kabuk gördükleri
bildirilmiştir.Aileler Çocukların oyuna ortamlarına katılımlarında artış
olduğunu bildirilmiştir.
Bierman
ve Furman 1984 de arkadaşları tarafından sevilmeyen 5. ve 6. sınıf öğrencisi 56
çocukta sosyal beceri eğitiminin etkinliğine ilişkin bir çalışma yapmıştır.Çocuklara
dört tedavi koşulundan biri uygulanmıştır.1-Konuşma becerisi eğitimi (kendini
ifade etme,soru sorma,fikir verme ve davet etme alanlarında) 2-Yönlendiren gurup yaşantısı
koşulu 3-Konuşma beceri eğitimiyle yönlendiren gurup yaşantısı 4-Tedavi
verilmeyen kontrol gurubu. Konuşma eğitiminin, beceri kazanımını kolaylaştırdığı
ve sosyal etkileşimi arttırdığı gözlenirken,konuşma eğitimi almaksızın
sadece gurup yaşantısı koşulunda olan çocukların,arkadaşları arasında
kabulün arttığı,ancak konuşma becerilerinde bir değişiklik olmadığı
gözlenmiştir.Konuşma beceri eğitimi ve gurup yaşantısının birlikte olduğu
koşulda ise anlamlı gelişmeler arkadaş gurubu,aile ve öğretmenler tarafından
bildirilmiştir.
Klinik Ortamda Uygulamalar:Sarason ,suç işlemiş hastanede yatan hastalara model olma ve
rol yapma tekniklerini kullanarak problem çözme beceri eğitimi vermiştir.Eğitim alan suç işlemiş
çocukların hastane personeli değerlendirmelerinde daha uyumlu değerlendirildikleri ve uyum
davranışının arttığı bulunmuştur.
Sonuç olarak sosyal problem çözme eğitiminin,günümüzde birçok entegre tedavi yaklaşımının
önemli bir bileşeni olduğu görülmektedir.Her ne kadar çocuklukta kullanılan eksik veya çarpıtılmış
problem çözme becerilerinin,yetişkinlikte görülen psikopatolojilerdeki rolüne ilişkin
kaynaklara ulaşılamamışsa da bu boyutun önemli olduğu düşünülmektedir.Gerek
çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi,gerekse yetişkinlikte karşılaşabileceği
çeşitli bozukluklar açısından,verilen eğitimin önleyici bir yaklaşım rolü de
olabileceği düşünülmektedir.Böylesi bulguların varlığında,problem çözme
beceri eğitimi,’kriz müdahale’ olmak yerine okul öncesi eğitimin parçası olarak ilgili
uzmanlar ve öğretmenler tarafından kullanılabilecek bir teknik olacaktır. Antisosyal
davranışları,aşırı hareketliliği veya dürtü kontrolü eksikliği
nedeniyle sosyal pekiştireçlerden mahrum kalan çocuklarda,verilen eğitimle birlikte sosyal kabuk
ve pekiştirmenin artacağı, dolayısıyla endişe, çökkünlük gibi belirtilerin
azalacağı varsayılmaktadır.ancak,bu varsayımın yapılacak çalışmalarla
desteklenmesi gerekmektedir.