1988’de fluoksetin, ABD’de FDA tarafından onaylanmasıyla,
depresyon ve OKB tedavisinde yeni bir çığır açıldı. Heterosiklik
antidepresanların nonspesifik reseptörlere bağlanması yönüyle karşılaştırıldığında,
fluoksetinin aşırı dozlarda bile daha az yan etkiye sahip ve oldukça güvenilirdirler.SSRI’ların
reseptör özgünlükleri nedeniyle sıklıkla tercih edilirler. Klinik etkilerini,
sinaps aralığında seratonin konsantrasyonunda artış yaparak (re-uptake
inhibisyonu ile) ve ardı sıra serotonin otoreseptörlerini desensitize edip
serotonin salınımını artırarak yaparlar. Heterosiklik antidepresanlar
gibi, SSRI tedavisinin tam etkisi tedavi başlangıcından 2-3 haftada gerçekleşir.
SSRI’lar arasındaki farklar
SSRI’lar arasındaki farklılıklar; reseptörlere
spesifitesi ve farmakokinetik özelliklerle ilişkilidir. Örneğin paroksetin
serotinin reseptörlerine affinitesi en yüksek olandır aynı zamanda muskarinik
reseptörlere hafif bağlanır. Muskarinik reseptörlere bağlanması
sebebiyle ağız kuruluğu gibi antikolinerjik yan etkilere sebep olma olasılığı
vardır.
Farmakokinetik farklılıklar; biyoyararlanım, proteine bağlanma
ve kendisi aktif metabolitlerinin eliminasyonla ilişkilidir. Biyoyararlanım
sertralinde %44, fluoksetin ve fluvoksamin %80-95’dir. Fluvoksamin haricinde,
bütün SSRI’lar proteine yüksek oranda bağlanır. Bütün SSRI’lar KC’de
metabolize edilir. Fluoksetin ve paroksetin'in, uzun yarı ömürlü aktif metabolite
sahiptir. Bu nedenle etkileri terapi kesiminden sonra uzun süre devam eder. CYP2D6 hepatik
enzimin varlığı veya yokluğuyla ilişkili genetik polmorfizmi,
fluoksetin ve paroksetin'in eliminasyon hızını büyük oranda etkiler.
Çocuk ve adolesanlarda SSRI kullanımı
Çocuk ve adolesanlarda SSRI’ları; depresyon, OKB, anksiyete ve
panik bozuklukları, ADHD, TS, trikotillomani, MR, Prader-Willy sendromu, Leschy-Nyan
sendromu, enürezis ve otizm’de kullanılmaktadır.
Çalışmalarda fluoksetin çocuk ve ergenlerde depresyonda
20-60 mg/gün, OKB’de 20-80 mg/gün dozlarda kullanılmaktadır. Yan etkileri; başağrısı,
kusma, insomnia, kilo kaybı ve tremordur. Fakat bunlar hafif ve geçicidir. Serum
fluoksetin konsantrasyonları ile tedavide yanıt derecesi arasında ilişki
yok olmasına karşın, yan etkiler ile yüksek konsantrasyon arasında ilişki
vardır.
SSRI’lar heterosiklik antidepresanlara oranla daha az sedasyon, daha
az kilo alma ve daha az antikolinerjik ve kadiovaskuler yan etkilere sahiptir. Çoğu yan
etkiler hafif ve geçicidir, tedaviyi bırakmayı gerektirmez.
Yetişkinlerde gözlenen en sık yan etkiler: GIS problemleri
(bulantı, kusma, diare): %10-30, SSS’ne etkisi (insomnia, başağrısı,
sinirlilik):%15, seksüel disfonksiyon, terleme, döküntü, tremor:%10. Pediatrik çalışmalarda
benzer sonuçlar bildirilmiştir. Bu belirtiler dozla ilişkilidir.
SSRI’ların kendi aralarındaki yan etki farklılığı
reseptör spesifitesi ile ilişkilidir. Sertralin ve fluoksetin diareye sebep olabilirken,
paroksetin'de antikolinerjik özelliği nedeniyle bu yan etki yoktur.
Fluoksetin ve paroksetinde ekstrapiramidal yan etkiler de bildirilmiştir:
distoni, akatazi, motor tikler. Bu yan etkiler, su ilaçların dopamini indirekt
etkileyerek yaptığı sanılmaktadır.
İlaç etkileşimleri
SSRI’lar proteine bağlanma ve hepatik metabolizmaları ile
ilişkili olarak diğer ilaçlarla etkileşime girebilmektedir (tablo). CYP2D6
yoluyla metabolizma etkileşimin derecesini etkiler. SSRI kullananlarda soğuk algınlığı
ilaçlarının kontrol altında kullanılması gerekir.