Stimulanlar SSS’de eksitasyon (uyarma) oluşturan ilaçlardır ve 1930’lardan beri
çocuk ve ergenlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Geçen birkaç yılda stimulanların çocukların öğrenme
ve davranışları üzerine stimulanların nasıl etki ettiği daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Son
zamanlarda beyin görüntüleme teknikleri ile bu ilaçların özellikle etki mekanizmalarının aydınlatılmasına
yönelik nörofarmakoloji alanında ilerlemeler olmuştur.
Stimulanlar çocuk ve ergenlerde en sık araştırılan ve davranış pediatrisi alanında
en yaygın kullanılan medikasyondur. Stimulanlar hakkında artan bilgi ile, sürpriz olmayarak son 20 yılda
stimulan kullanımında önemli derecede artış olmuştur. Safer ve Krager, 1971’den beri her 4-7 yılda
bir stimulan kullanımının ikiye katlandığını belirtmektedirler. Stimulanlar DEHB tedavisinde ilk tercih
ilaçlardır. ABD basınında aşırı stimulan kullanımına yönelik yoğun eleştirisel yazı çıkmıştır.
Stimulan ilaç tedavi her derde deva olmamasına karşın, güvenirliği ve etkinliği üzerine araştırma özenli
yapılmıştır.
Farmakoloji ve Farmakokinetik
Dört stimulana (dekstroamfetamin, metilfenidat, pemolin ve adderall) ait doz, işleyiş
ve yarılanma ömrü tabloda sunulmuştur. Uzmanlar bu stimulanların SSS’de katekolamin aktivitesini artırarak
işlev gördüklerine inanmaktadırlar. Amfetaminler sinaptik aralıktaki elverişliliği artırmak yoluyla
sinir uçlarından biyojenik aminlerin salınımını uyarırlar. Metilfenidat ve pemolinin etki mekanizmaları
daha az anlaşılmasına karşın,sinapslar üzerine benzer
etkileri olduğu gözlenir. Buna karşın, Brown ve Sawyer stimulan ilaçların öğrenme ve davranış üzerine
olan etkilerini geniş olarak nörofizyolojik açıdan şimdilerde göstermişlerdir.
Tipik olarak oral olarak anılan stimulanlar çabuk emilir ve 12-24 saat içinde vücuttan
çabuk atılır, bu zaman sonrasında idrarda hemen hiç saptanamaz. Metilfenidat çocuklarda 1,5-2 saat içinde
pik plazma düzeyine ulaşır. Dekstroamfetamin 2-3 saatte plazma pik düzeyine ulaşır. Pemolin sindirimden
sonra 2-4 saatte plazma pik düzeyine ulaşır. Ancak pemolinin daha uzun yarılanma ömrü nedeniyle diğer
iki stimulana göre vücutta etkinliği daha uzun sürelidir. Bu nedenle pemolin günde tek doz olarak
verilir. Diğer iki stimulan genellikle günde 2-3 kez verilir, ancak uzamış salınımlı formlarıvardır. Yavaş salınımlı metilfenidat Ritalin-SR olarak bilinir. İlacın
davranışsal etkilerinin, ilacın tam dozuna bağlı pik kan düzeyleriyle ilişkili olduğu gösterilmemiştir.
Bu yüzden, ilacın doz ayarlaması için serum düzeyi takibi önerilmemektedir. Bazıları tedavi süreci içinde
stimulan tedavide etkinliğin zamanla azaldığına işaret etmesine karşın, stimulanlara tolerans ampirik
(deneysel) olarak gösterilmemiştir.
Kısa Dönem Klinik
Etkiler
Dikkatsizlik, İmpulsivite ve Aşırı Hareketlilik
Araştırmalar stimulanların DEHB’nun hedef semptomları olan dikkatsizlik,
impulsivite ve aşırı hareketlilik üzerine önemli derecede etkili olduğunu göstermiştir. Genellikle bu
bulgular, laboratuar testlerinde, davranışın direkt gözlemlerinde ve davranış değerlendirme puanlama ölçeklerinde
(anne-baba, öğretmen) gözlenmiştir. Sonuçlar, uyanıklık ve dikkati sürdürmeyi gerektiren, inhibitör
kontrolün sağlandığı ve algısal-motor işlev ile ilişkili görevler üzerine stimulanların pozitif
etkileri olduğunu düşündürmektedir. DuPaul ve Rapport metilfenidatın DEHB olan çocuklarda dikkatin sınıftaki
ölçümleri ve akademik etkinliği anlamlı olarak etkilediğini düşündüren önemli veriler vardır.
Hatta bu etki o dara güçlük ki, bu ölçümlerin skorları DEHB olmayan normal gelişen çocuklardan farklı
değildir. Pelham ve arkadaşları, beysbol oyunu sırasında çocukların dikkati üzerine metilfenidatın
etkisini değerlendirdi. Stimulan çocukların beyzbol becerilerini iyileştirmemesine karşın, plaseboyla
karşılaştırıldığında stimulan alanlar 2 kez daha sık görev başarısı göstermekteydi.
Brown ve arkadaşları stimulanların aşırı hareketliliği yapılandırılmış
ortamlarda (structured settings) azaltmasına karşın, yapılandırılmamış ortamlarda (unstructured
settings) benzer etki görülmediğini bulmuşlardır. Onlar stimulanların inhibisyon kontrolü (inhibitory
control)üzerine faydalı etkileri çocuğun gecikmiş yanıtlama
(delay responding) kapasitesini artırarak, eylemleri üzerine daha kontrol oluşmasını sağlar.
Tablo:Çocuk ve ergenlerde yaygın kullanılan stimulanlar