PROF.DR.NAZIM ŞAKİR ŞAKIR
(1918-19449
Nazım Şakir 1888' de İstanbul' da doğmuştur. Anne tarafından Sinop'lu baba tarafından Elazığlı'dır. İlk ve orta öğrenimini "Burhanı Terakki" de yapmış daha sonra Askeri Tıp Okuluna girmiş ve 1910 yılında yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur. O yılı Gülhane'de stajyer olarak geçirmiş. 1911'de Asabiye ve Akliye Kliniği asistanlığına başlamış ancak İtalyan Harbi nedeniyle Arnavutluk'a gönderilmiştir. 1913 yılının başlarında Gülhane'de asistanlığa dönmüş ve bu kez de Balkan Harbine katılmak üzere Trakya'ya gönderilmiş kıta tabibi olarak ve Sahra Hastanesinde yaralılar ve salgın halindeki kolera hastaları arasında görev yapmıştır. Gülhaneye dönünce 6 ay süreyle Nöropsikiyatri eğitimi için Viyana'ya gönderilmiştir. 1914 yılında bir türlü tamamlayamadığı asistanlığını bitirmek üzere tekrar Gülhane'ye dönmüştür. 1914/1915 Birinci Dünya Harbinin başlaması üzerine Akliye ve Asabiye uzmanı olarak 3'ncü ordu'ya gönderilmiştir. Erzurum'daki hayatı savaşın çetin şartlarının yanı sıra tifüsle ve mahrumiyetle mücadele içinde geçmiştir. Bir çok hekim gibi Nazım Şakir hocada tifüs'e yakalanmış ve günlerce yarı koma halinde sadece bir emir erinin bakımı altında kalmış ve büyük bir şans eseri olarak ölümünden kurtulmuştur. Savaşın sona ermesi üzerine 1918 yılında Gülhane Asabiye ve Akliye kliniği hocalığına getirilmiştir. 1921'den 1923'e kadar İstiklal Savaşına katılmış ve Ankara Askeri Cebeci Hastanesi Baştabipliğini yapmıştır. Savaştan sonra tekrar Gülhane'ye dönmüş ve 1923'ten 1944'e kadar Gülhane Akliye ve Asabiye kliniğini büyük bir başarı ile yönetmiştir.
Nazım Şakir hoca, anatomi, fizyoloji ve anatomopatoloji üzerine kurup formüle ettiği nöroloji eğitimi ve ödün vermeden tam bir bilimsel disiplin içindeki çalışmaları sonucu Gülhane Nöropskiyatri kliniğini daha çok bir nöroloji ekolü olarak şöhretinin zirvesine taşımıştır. Hocanın yetiştirdiği öğrencileri arasında sadece öğretim üyeliği yapmış olanları saymak bile insan yetiştirmeğe ne kadar önem verdiğini göstermek açısından yeterlidir. Prof.Dr. Şükrü Yusuf Şarıbaş, Prof.Dr. Rasim Adasal, Prof.Dr.Sami Gürün, Prof.Dr. Gıyas Ünsal, Prof.Dr. Necmettin Polvan, Prof.Dr. Nevzat Akabay, Prof.Dr. Selahattin Doğulu ve Ankara Numune Hastanesinin değerli klinik şefi Dr.Münif Sanan, hocanın yanında yetişmişlerdir.
Nazım Şakir hoca çok sayıdaki makale ve tebliğinin yanısıra 5 kitap yazmıştır.
1. Gülhane Emrazı Asabiye Dersleri
2. Temarüz ve Teşhis
3. Marazi Aşk
4. Toksikomanilerin Teşhis ve Tedavisi
5. Ordu Doktorunun Nöropsikiyatri Kılavuzu
Nazım Şakir Hoca 1944'te generalliğe yükselmiş 1945 'te kurulmakta olan Ankara Tıp Fakültesi Asabiye ve Akliye Klinikleri Profesörlüğüne seçilmiş ancak devrin Milli Eğitim Bakanıyla prensip anlaşmazlığına düşmüş fakülteden istifa ve Gülhane'de kalmıştır. 1946 yılına kadar Gülhane Müdür ve Baştabipliği görevlerini yapmış ve kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır. Daha sonra 2 yıl süreyle İstanbul'da Adli tıp Müessesi Müdürlüğünü yapmıştır. Hoca kitaplığını Gülhane Nöroloji Kliniğine hediye etmiştir. Servetini devlete bırakmak istemişse de uzun formaliteler nedeniyle bunu yerine getirememiştir. Geçirdiği prostat ameliyatından kısa bir süre sonra 9 EKİM 1969 günü vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine üniforması tabuta konularak defnedilmiştir. Nazım Şakir hocanın Rasim Adasal'a bıraktığı notlar aşağıdaki inanç ve duygu yüklü paragrafta son bulmaktadır.
"Bu gün uzaktan Ankara'ya bakarken bıraktığım hızı hafifletmeden sağlamaya niyet etmiş arkadaşlarımı ve geniş vatanımın her köşesinde varlığını gösteren Gülhane Asabiye ve Akliye makinesinin muvaffakiyetle işlemesini yürüten genç talebelerimi görmekle iftihar etmek ömrümün en büyük zevki olduğu gibi 50 yaşındaki Gülhanemizin İstanbul ve Ankara Fakültelerini tesis ve tecdit etmekteki büyük rolünü, sivil ve askeri hastahanelerde ilim ihtisasını yarata evlatlarının eserlerini takdir etmeyecek bir Türk' ün mevcut olduğuna inanmıyorum."