Röntgen ışınlarının, 8 Kasım 1895'te Alman bilim adamı Wilhelm Conrad RÖNTGEN tarafından keşfi bugünde kullanılan tanı ve tedavi makinelerinin gelişimi için çok önemli bir buluş olmuştur.

Dünyada kanser tedavisinde X-ışınları ilk defa Nisan 1886'da Despeisner tarafından mide kanserinde kullanılmış, ancak hiçbir sonuç elde edilmemiştir. Birkaç ay sonra ülkemizde Dr.Cemil TOPUZLU Yıldız hastanesinde bir beyin ve uterus malignitesini tedavi etmeyi denemiştir.

Şişli Etfal Hastanesi bülteninde, 1904 vol. 5'te, Dr. Rasih Emin "röntgen ışınlarının Dr. Cemil TOPUZLU tarafından Türkiye'de ilk defa tedavi amaçlı olarak 18 hastada kullandığını ve 7 tanesinin sonuçlarını rapor ettiğini (10 Aralık 1903)" ifade etmektedir. Türkiye'de tedavi amaçlı ilk defa röntgen ışını kullanan öncüler arasında Dr. İbrahim Vasıf, Dr. Suffian ve Dr. Rasih Emin bilinmektedir. Dr. Rasih Emin'in müteakip bir yazısında bu metodla daha fazla hastaların tedavi edildiğini bildirmiş ve 18 hastanın sonuçlarını rapor etmiştir. Buna göre; Türkiye'de röntgen ışınlarıyla tedavi edilen ilk 18 hastanın yedisi epidermoid ca., biri meme ca., biri göğüs duvarı nüksü ve biri yanak nüksü olmak üzere 10'unda tam cevap alınmış, bir genital ca., bir meme ca., iki servikal ganglion tümörü, bir abdominal tümör ve bir lupus olmak üzere altı olguda orta derecede cevap; bir genital ca. ve bir meme ca. olmak üzere iki olguda hiç cevap alınamamıştır.

1933'te Mustafa Kemal ATATÜRK bir reform yapmış ve üniversiteleri düzenlemek için yeni kanunlar koymuştur. Buna göre yeni bir radyoterapi merkezi Şişil Çocuk Hastanesinde açılmıştır. Alman fizikçı Prof. Dr. Friedrich DESSAUER kliniğin direktörü olmuştur.

Ankara'da radyoterapi uygulaması Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin Ankara'ya nakli ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin açılışından sonra Cebeci'de başlamıştır. Bu bölümde 100-200 KV'luk yüzeyel ve derin tedavi cihazları ile tedaviler mevcuttu. Dr.Mehmet Ali TANMAN zamanında Co-60 tedavisine de başlanılmıştır. Daha sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisi şimdiki Kara Kuvvetleri Karargah binasında hizmet vermeye başlamıştır. Radyoloji Direktörü Prof.Dr. Bekir Sıtkı İZMİRLİ tarafından sipariş edilen 100 KV ve 250 KV gücünde yüzeyel ve derin teleterapi cihazları, 27 Mayıs 1960 tarihinde Prof.Dr. Bekir Sıtkı İZMİRLİ'nin emekli olmasıyla, Doç.Dr.Necdet BEKEN tarafından kurularak radyoterapi uygulaması başlamıştır. 1971'de Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin yeni binasına taşınmasıyla Radyoloji Enstitüsü içinde ana binada 200 ve 300 KV cihazlar kurularak tedavi hizmeti devam ettirilmiştir.

1974 yılında 30 yataklı Modern bina ve cihazlarıyla Radyoterapi Merkezi olarak açılmıştır. Burada 1 adet 42 MeV Betatron, 1 Co-60, 1 Sezyum Teleterapi Cihazları, 1 dermopan, 1 300 KV ortovoltaj tedavi cihazı, 1 radyoaktif madde korucucusu içinde brakiterapi için kullanılan Radyum kaynakları ve 1 simülatör cihazı bulunuyordu. Ayrıca binada 1 adet televizyonlu 1000 mA radyografi cihazı, 1 adet konvansiyonel Röntgenle Çalışan aksiyel tomografi cihazı da bulunmaktaydı.

1979 yılında Prof. Dr. Necdet BEKEN' in emekli olmasından sonra Radyoloji Enstitüsü Direktörlüğüne getirilen Prof. Dr. Celalettin YAZGAN zamanında radyoterapi işlemlerine Radyoloji bünyesinde devam edilmiştir. 7 Ağustos 1984 tarihinde GATA Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı, daha önce Radyoloji Enstitüsü kapsamı içinde "Radyoterapi" adı altında faaliyet gösteren binada yeniden yapılandırılarak A.D. Bşk’ lığına Doç. Dr. Yücel PAK getirilmiş ve 1984 yılından itibaren ihtisas formasyonu değiştirilerek Radyasyon Onkoloğu yetiştirilmeye başlanmıştır. 2003-2005 yılları arasında Prof. Dr. Mehmt Ali YİNANÇ A.D. Bşk.’ lığı yapmış olup 2005 yılında radyasyon onkoloğu statüsünde ilk askeri uzman olan Doç. Dr. M. Murat BEYZADEOĞLU A.D. Bşk.’ Lığına atanmıştır. T.S.K.’ de hizmet veren tek radyoonkoloji merkezi olan bu A.D.’ na daha sonraları afterloading HDR Brakiterapi sistemi, bilgisayarlı planlama sistemi, modern dozimetreler eklenmiştir.
GATA Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı 7 Ağustos 1984 tarihinde kurulmuş olup bu isim altında Türkiye'de  kurulan ilk bölüm olup önceki hizmetlerini Radyodiagnostik Radyoloji AD Başkanlığı bünyesinde sürdürmüş olan TSK'nın yegane Radyoonkoloji merkezidir.

Uluslararası standartlara göre dizayn edilmiş ve 1975 yılında hizmete açılan modern hizmet binası 24 yataklı klinik dışında radyoterapi tedavi bölümü, radyasyon fiziği bölümü, simülasyon bölümü, radyodiyagnostik bölümü, kan laboratuarı, mold-kalıp-maske birimlerinden oluşmaktadır. Bölümümüzde Anabilim dalı Başkanımız Doç.Dr.M.Murat BEYZADEOĞLU'nun yanısıra 9  doktor, 5 medikal fizik uzmanı, 8 radyoterapi teknikeri ve 6 radyoterapi hemşiresinin yanı sıra Türkiye ve yurtdışında görev yapan Radyasyon Onkologları da vatani hizmetlerini bu merkezde ifa etmektedir.

   Kanser radyoterapisi ve kemoterapi ile eş zamanlı radyoterapi tedavisini gerçekleştiren, bu hedef ile tedavi beraberinde deneysel ve klinik araştırmalar yapan bir merkezdir. Temel ilkesi; son bilimsel gelişmeleri kanser tedavisinde kullanarak kanser eradikasyonu ve hasta memnuniyetidir. Kanser tedavisinde Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK)  radyasyon güvenliği açısından referans merkezlerinden biri olan bölümümüzde Ankara Üniversitesi ile ortak programlar dahilinde Türkiye'nin ihtiyacı olan Radyasyon Fiziği uzmanları, Radyasyon Onkologları ile birlikte yetiştirilmektedir.

   Görüntü Rehberliğinde Radyoterapi (IGRT), Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (IMRT), Solunum Ayarlı Radyoterapi (SART), 3-Boyutlu Konformal Tedaviler, kemik iliği naklinde Tüm Beden Işınlaması, Stereotaktik Radyocerrahi, Stereotaktik Beden Radyoterapisi, Brakiterapi ve 4-Boyutlu Bilgisayarlı Tomografi Simülatör,  gibi son teknolojik simülasyon, planlama ve tedaviler rutin olarak uygulanmaktadır.

 


Ana Sayfaya Dönüş